Hakkında

Blog tutmaya başlayan biri için, en çok okunacak olduğunu bildiği sayfayı yazması oldukça zordur. Kendini anlatacağı sayfadır çünkü…

1975 yılında İstanbul’da doğdum. Hayatımın, askerlik için Ankara’da geçirdiğim bir yıl hariç, tamamını İstanbul’da geçirdim. İlkokulu Şişli Terakki Nişantaşı‘nda (ki bilmeyenler için şu anda City’s Alışveriş Merkezi’nin bulunduğu yerdeydi.) ortaokul ve liseyi Cağaoğlu Anadolu Lisesi‘nde okudum.

Üniversiteyi İstanbul Teknik Üniversitesi’nde İnşaat Mühendisliği bölümünde tamamladım. Üniversite ikinci sınınftan itibaren aktif olarak full-time çalışıyorum. O zamandan beri, kısa bir süre ara vermiş olmakla birlikte güvenlik sektöründe çalıştım. 3,5 yıl boyunca EL-AL Havayolları’nda Güvenlik Görevlisi olarak çalıştım, sonrasında 1999’da STFA OGDEN (daha sonra adı Euroserve olarak değişti.) firmasında Franchisee Müdür Yardımcısı olarak ilk ofis işime başladım.

Çocukluğumdan beri bilgisayarlara büyük merakım vardı. (benim ilk bilgisayarım Commodore 64 değil, Atari 800XL idi, o dönem için çok havalı olan disket sürücüye sahipti ve televizyona bağlı olarak değil, monitörle kullanıyordum, hatırlıyorum EIZO marka bir monitörüm vardı…:)) Ortaokul’da fizik ve matematik ödevlerini Atari Basic’de yaptığım programlar ile hazırlayıp sunmuş olsam da programcılık tarafında merakım çok olmadı. Merakım daha çok yenilikleri, teknolojinin kullanımı ve hayatı kolaylaştırması, hayatımıza nüfuz ediş biçimi, iş yapış ve yaşam şeklimizi değiştirmesi ile ilgili idi.

2000 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Bilgi Teknolojileri konusunda yüksek lisansıma başladım ve aynı dönemde, halen çalışmakta olduğum Pronet Güvenlik Hizmetleri‘nde çalışmaya başladım.

Pronet’teki ilk görevim, o tarihte yenilenmekte olan Topkapı Sarayı Elektronik Güvenlik ve Ziyaretçi Biletleme Sistemleri Projesi’nin Proje Müdürlüğü idi. Oldukça enteresan 7 aylık bir dönem geçirdim. Ortamın tarihi dokusu ve teknolojinin tüm olanaklarına karşı koyan kurşun çatıları arasında, ADSL bağlantısının olmadığı, tek bağlantının oradaki ofiste bulunan telefon bağlantısının izin verdiği dial-up internet bağlantısı ve emektar 3,5 floppy disk ile çalışan Sony Mavica dijital fotoğraf makinası ile çok iyi bir iş çıkardık.

2002 yılının ortasında, sevgili arkadaşım Yusuf Akohen ile Techinox adlı teknoloji firmasının kuruluşunu gerçekleştirdik. O dönemde (teknoloji süpermarketlerinin olmadığı, kredi kartlarına taksit yapılmadığı dönemler) kurulan bir çok ‘bilgisayar’ firması gibi öncelikli olarak teknik servis vb. işler ile toplama bilgisayarlar yaptık, bir yandan da dönemine göre çok ileri olduğunu düşündüğüm birkaç ürünün distribütörlüğünü aldık. (Bu ürünlerden biri, Net Integration firmasının ürettiği Net Integrator sunucuları, ki tam otomatik çalışan ve küçük ofis ve iş-yerleri için gerçekten biçilmiş kaftan olan sunucuları idi – Ocak 2008’de IBM tarafından satın alındı.) Aynı dönemde, yazılım tarafında sonradan ortak olacağımız sevgili Emrah Olgun ve Özay Civelek ile tanıştım.

Aynı dönemde Yeditepe Üniversitesi’nde İşletme Doktorası programına başladım ve MBA ile ilgili yaklaşık 10 adet akademik hazırlık dersi aldım.

2003 yılının sonunda, o dönemin konjonktürü gereği Techinox’daki görevimden ayrıldım, hisselerimi devrettim ve Pronet ile ortaklık yapmış olan ve Türkiye pazarında yeni oluşmaya başlayan Bilgi Güvenliği alanında faaliyet göstermeye hazırlanan Comsec firmasının Ülke Müdürü olarak çalışmaya başladım. 1 yıllık süre zarfında özellike finans sektöründeki belli başlı firmalarla projeler gerçekleştirdik ancak Comsec’in bence biraz sabırsız davranmasından dolayı (Fortis, Vodafone gibi kurumlar daha yeni Türkiye’ye gelmeye başlıyorlardı) çalışmalarımızı bir yıl sonunda rölantiye aldık. (Halen Comsec web sitesinde Türkiye Ofisi olarak burası gözükür, ayda bir PCI Taraması için de teklif talebi alıyoruz ama aktif bir çalışmamız şu an için bulunmuyor)

2005 yılı başından itibaren Pronet Güvenlik’de Pazarlama ve IT Müdürü olarak çalışmaya başladım. Bu dönem, Türkiye’de ev ve işyeri alarm sistemleri alanında çığır açan ve ‘Günde 1 dolar’ sloganı ile hem pazarı hem de kendini her sene 3 haneli oranlarda büyüten Pronet için çok önemli bir dönemdi.

Kurulduğu ilk yıllardan beri bulunduğu Çağlayan ofisimizden ve Akmerkez’in altında bulunan Alarm Merkezi’mizden çıkarak, Maslak’taki Türkiye’nin en reklam ajansına benzeyen güvenlik şirketi ofisine taşındık. Tüm teknolojik altyapımızı dönemin gereksinimlerine uygun hale getirdik. O dönem için sektörümüzde bir ilki gerçekleştirip tüm hizmetlerimizi 444 1 911 no.lu telefon numarası altında topladık ve sektörün ilk çağrı merkezini kurduk. (Bu çağrı merkezi, 2008 senesinde kendi klasmanında Türkiye’nin en iyi çağrı merkezi seçildi.)

Tüm bunlara ilave olarak Pronet, hisselerinin yarısını bir yatırımcı fona devrederek büyümesini daha da hızlandırmak ve de sermaye yapısını güçlendirmek için çalışmalara başlamıştı. Yazılım altyapısı olarak, alarm işinin abonelik esasıyla çalışmaya başladığı 2002 yılından o tarihe kadar firma içindeki tüm birimler farklı yazılımlar ve farklı veritabanları kullanıyordu. Kampanya düzenleyebilmek ve satış sonrası hizmetleri koordine edebilmek oldukça güçtü, zira müşteri kayıtları her departmanda ayrı ayrı tutuluyordu ve müşteri adetleri arttıkça bu daha büyük bir sorun olacaktı.

2005 yılının Temmuz ayında başlattığımız bir çalışma ile Pronet’in o an için kullanmakta olduğu 7 ayrı uygulamayı, (muhasebe, finans, müşteri hizmetleri, teknik servis, satınalma, çağrı merkezi, alarm haberalma) alarm izleme işine ayrılmış olan uygulama haricinde tek bir uygulama ve tek bir veritabanına indirdik. Bu projede Workcube ERP ile çalıştık ve 2006 yılı başında tüm geçişi tamamladık. (O dönemde Workcube dergisinde yayınlanan bir makaleyi çok merak ederseniz buradan okuyabilirsiniz)

2006 yılının Ağustos ayında, uzun süredir ertelemekte olduğum askerlik görevini tamamlamaya karar verdim ancak hiç ucundan kıyısından ilgim olmayan İnşaat Mühendisliği diplomam sayesinde, benim gibi İTÜ’de İnşaat Mühendisliği okumuş 7 kişiden biri olarak Deniz Kuvvetleri 311. dönem yedeksubay olarak göreve başladım. (Bkz. KEMK – Ekşi Sözlük’te çok eğlenceli entry’ler vardı ama silinmiş…) Hayatımın bu yaşlarımda geçireceğim en güzel uzun tatili olarak nitelendirebileceğim bir yılını Ankara Elmadağ’da geçirdim.

2007 yılının Ağustos ayında, halen görev yapmakta olduğum Pronet’e İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak döndüm. Şu anki görevim, sektörü ve trendleri takip ederek Pronet’in müşteri ve hizmet portföyüne uygun ürün ve hizmetler geliştirmek. Geçen süre zarfında, emekleme aşamasından yürümeye başlayabilen üç adet proje geliştirdik.

1. Kişi Sayma Sistemleri (www.kisisaymasistemleri.com) – Perakende sektöründe karar destek mekanizması olarak kullanılabilecek olan bu sistemlerin, dünyadaki en ileri gelen teknolojilerinden biri olan görüntü işleme metoduyla çalışan bir ürünün distribütörlüğünü ve yazılım geliştirmesini yapıyoruz.

2. Pronet Kameram – Güvenlik alanındaki ilk ‘cloud computing’ uygulaması olarak adlandırabileceğim bu ürünü Mart 2009 başında tanıtmaya başladık. Daha detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

3. Aktif Bekçi – Bu proje de güvenlik sistemleri ile alakalı olan, Bekçi Tur Kontrol Sistemleri’nin günümüz teknolojileri ile harmanlanmış bir uygulaması olacak, henüz hazırlık aşamasında, Mayıs 2009 itibarı ile hazır olmasını planlıyoruz.

(İlave: Mayıs 2010 itibarı ile yapılan organizasyon değişikliği ile, Pronet’in lokomotifi direkt satış ekibinin iki takım haline getirilmesi ise takımların birinin yöneticisi olarak çalışmaya başladım.)

İnternet, teknoloji ve gadget’lara olan merakım günlük hayatımı da şekillendiriyor aslında. Teknoloji, mobil yaşam, online iletişim, pazarlama, yönetim ve girişim alanında bir çok blog, haber sitesi, haber ve kitap takip ediyorum. (Bununla ilgili ayrı bir sayfa hazırlıyor olacağım) Arama motoru pazarlaması özel ilgi alanım, bu konuda sırf daha fazla ahkam kesebilmek için Google Adwords Professional sertifikası aldım.

Squash oynamayı, kayak yapmayı, yelken ve dalış yapmayı seviyorum. 2007 Aralık ayından beri evliyim, iyi ki bu yaşa kadar beklemişim, doğru insanı bulmak biraz zaman alıyor:)

Bana ulaşmak isterseniz aydin [at] bolkar.net adresini veya twitter, friendfeed, facebook gibi sosyal araçları kullanabilirsiniz. Her ayın 3.ncü Cuma sabahı İstanbul Kanyon Starbucks’da düzenlenen Likemind buluşmalarına katılmaya çalışıyorum. Yakın çevremde HBB (kibarca Her Birşeyi Bilen diyelim:)) olarak tanındığımı son söz olarak ekleyeyim.

Blogumu daha sık güncellemeye çalışacağımı da ekleyerek bu yazıyı buraya kadar okuyabilmiş olanlarınıza teşekkür ederim.

Sevgiler,

Aydın – Mart, 2009.

%d blogcu bunu beğendi: