iPad

27 Ocak’ta, teknoloji dünyasının çok uzun süredir beklediği, 2010 senesine damgasını vuracağı düşünülen tablet bilgisayarların Apple tarafından hazırlanan hali iPad görücüye çıktı.

Buruk karşılanan iPad, aslında Apple’ı takip eden teknoloji meraklılarının standartları ne kadar yukarıya koyduklarının bir kanıtı idi.

Bu cihaz 3 sene evvel, iPhone’dan önce tanıtılmış olsa yer yerinden oynar ve Apple hisseleri tavan yapardı. Ancak bu sefer, iPad’in duyurulduğu saatlerde hisseler aşağıya doğru hafif hafif salınıyordu.

Geçen iki hafta zarfında tüm blog ve haber siteleri, televizyon haberleri, teknoloji meraklıları için bir çok değerlendirme, eleştiri ve övgü yayınladılar. Bu yazıda da benim taraflı değerlendirmemi bulacaksınız.

Apple, iPhone ile akıllı telefon pazarını yeniden yarattıktan ve hayatımıza AppStore’u soktuktan sonra, bu kavramı bilgisayar ortamına taşımanın yollarını arıyordu. AppStore, 2008 ortalarında ortaya çıktı ve dünyadaki tüm yazılımcılara iPhone üzerinde çalışacak uygulamaları geliştirme ve dağıtımını yapabilecek bir platform sunuyor. Apple, bu platformun tüm işletmeciliğini yapıyor ve bu ortama gönderilen uygulamaların uygunluğunu test ettikten sonra yayınlıyor. Facebook, Twitter gibi sosyal medya araçlarından haber uygulamalarına, oyunlardan GPS navigasyon yazılımlarına kadar 140.000’den fazla uygulama AppStore’da yer alıyor. Bu yazılımlar, ücretsiz olabildiği gibi, paralı da olabiliyor ve uygulamayı geliştiren firma veya kişiye çok büyük gelir kapıları açıyor. Apple, bu kanaldan elde edilen gelirin %70’lik kısmını yazılımcıya bırakırken, Appstore’un tüm altyapı maliyetlerini, gelirden elde ettiği %30 pay ile karşılıyor.

Telefonlarınıza ne tip programlar yüklediniz bilmiyorum ama bundan 3 sene evveline kadar bir program yüklemek, hele bu programa bir de para vermek oldukça meşekkatli bir süreçti. Appstore’da yer alan 140.000 adet uygulama ise bugüne kadar toplamda 3 milyardan fazla kez indirilmiş. Bu demek oluyor ki, yaklaşık 75 milyon adet (iPhone ve iPod Touch) cihazda ortalama 40 adet uygulama bulunuyor.

Ekran Boyu:

Neyse; iPad’e geri dönecek olursak, Apple, hali hazırda var olan tüm uygulamaların anında iPad’de çalışmasını mümkün kılarak, büyük bir miktar satışını garanti altına aldı. Ancak çözünürlük anlamında şu anda neredeyse yol olmaya yüz tutan 4:3 oranlı bir ekran yarattı. Bildiğini gibi artık çoğu televizyonlar ve bilgisayar monitörleri 16:9 üretiliyor. iPad’de 4:3 oranlı, yaklaşık 10 inch büyüklüğünde bir ekran seçilmesinin tek sebebi bence küçük kardeşi iPhone için hazırlanan uygulamalara uyumlu olmasıydı…

E-kitap:

Ocak ayında Las Vegas’ta gerçekleştirilen CES fuarı hakkında yazdığım yazıda, bu senenin önemli trendlerinden birinin e-kitaplar olacağından bahsetmiştim. iPad, bu öngörümü doğrulayan bir bir şekilde, Amerika’nın önde gelen beş kitabevinin yayınlarının online olarak satın alınabildiği iBooks Store tanıtımını da aynı sunumda gerçekleştirdi. Şu an için yalnızca Amerika’da geçerli olan iBooks Mağazası, umarım Türkiye’nin de ileri gelen yayımcılarının katkısı ile buralara kadar ulaşır.

Ön tarafında kamera eksik:

iPad’in videolarını ve sunumunu izlediğinizde, tüm kullanım özelliklerine ilave olarak, “Videolu görüşme de olsa çok güzel olurdu” demeden edemiyorsunuz. Ancak bu da cihazın ilk versiyonunda karşımıza bir eksik olarak çıkıyor.

İnternet Tarayıcı ve Flash desteği:

iPhone ile İnternet’te gezinti yapmak istediğinizde içinde yüklü Safari tarayıcısı ile kısıtlı durumdasınız. Safari, bir çok açıdan tüm İnternet siteleri ile uyumlu çalışıyor olsa da, Firefox veya Google Chrome gibi daha çok özelliği bulunan ve hızlı tarayıcılara karşı günden güne popülaritesini yitiriyor.

Apple’ın Appstore üzerinde kendi uygulamalarına direkt rakip uygulamaların yayınlanmayacağına dair bir kuralı var. Mobil internet tarayıcı pazarında çok popüler olan Opera’nın iPhone versiyonu da bu yüzden bulunmuyor.

Bu firmalara fırsat verilirse iPad için uygulamalarını adapte etmek isteyeceklerine şüphem yok ayrıca bunun kullanımı arttırıcı bir unsur olacağını da düşünüyorum. Ancak Apple’ın bu konuda nasıl bir tutum sergileyeceğini hep birlikte göreceğiz.

Önemli bir diğer konu da, İnternet’te oldukça popüler olan Flash desteğinin iPhone’dan sonra, iPad’de de bulunmaması. Bir çok film sitesi ve oyun sitesi bu nedenle iPad ile kullanılamayacak gibi duruyor. Ancak HTML5 adı verilen yeni bir standart ile bunun da önüne geçileceği düşünülüyor, belki iPad bunun hızlandırılmasında öncü olur.

Ofis Yazılımları:

Apple, PC’de kullandığımız Word, Excel ve Powerpoint yazılımlarının iPad versiyonlarını (iWork) toplam 30 dolara satacağını duyurdu. Kullanımı çok çekici gözüken uygulamalara acaba Microsoft’tan rakip gelir mi, ne dersiniz? Word, Excel ve Powerpoint programlarını iPad’de kullanabilmek ilginç olurdu…

Cihaz üzerinde telefon görüşmelerinin yapılamıyor olması, aynı anda birden fazla uygulama çalıştırma (multi-tasking) özelliğinin bulunmaması gibi bir takım şikayet ve taleplerin, cihazın ilerleyen güncelleme sürümlerinde iyileştirileceğini düşünüyorum. Bunlar ilk versiyon olmanın zorlukları…

Aslında, iPad duyurulduktan bir gün sonra, İnternet dünyasında oldukça fazla takipçisi olan İsrail’li blog yazarı Orli Yakuel’in Twitter’da yazdığı tamamiyle benim de fikirlerimle örtüşüyor: “Everybody is bitching about the iPad, but you know you’ll buy one!!!” (Herkes iPad hakkında şikayet ediyor, ancak biliyorsunuz ki satın alacaksınız…)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: