2010 CES İzlenimleri…

Tüketici elektroniği alanında dünyada yapılan en büyük fuar olan Las Vegas Consumer Electronics Show’u yerinde görebilmek için, sevgili eşim Doli’yle birlikte 7Ocak sabahı İstanbul’dan yola çıktık.

Oldukça önceden hazırlandığımız yolculuğumuz, British Airways ile Londra üzerinden direkt Las Vegas’a uçacak şekilde planlanmıştı. Sabah saat 5 gibi havaalanına gitmek üzere uyandığımda British Airways’dan oldukça sade bir mesaj aldım: ‘Uçağınız iptal edildi…’ Havaalanına gittiğimizde Londra’daki hava koşullarından dolayı havalimanının kapatıldığını ve bağlantılı uçuşların da gerçekleştirilemeyeceğini öğrendik.

Bu aşamada British Airways’deki görevli kişiyle birlikte ilginç bir tecrübe yaşadık. Dünya’daki sayısız bağlantı şekliyle Las Vegas’a nasıl varırız diye o bir yandan bakıyor, ben de iPhone’uma seyahatler ile ilgili yüklediğim sayısız uygulamadan biri olan Kayak.com üzerinden gerçek zamanlı olarak uçak arıyordum. İşin ilginç tarafı, bu yaptığım o görevliye hiç garip gelmiyordu. Sonuçta THY’nin direkt Chicago uçuşunda son anda yer bulup bir Las Vegas aktarması bulduk, şu anda ilk uçaktan taze taze bildiriyorum.

Hep aklıma takılır, bu tip durumlarda, hava muhalefeti yüzünden aslında bir sorumluluğu bulunmayan havayolları firması (BA), diğer havayolları ile gönderdiği yolcuların taşıma ücretlerinde nasıl hesaplaşırlar acaba…

Bu seneki fuar, özellikle ABD’de bir yılı aşkın süredir devam eden ekonomik daralmadan çıkılıyor olduğunun sinyallerinin alınmaya başladığı bir döneme gelmiş olması sebebiyle oldukça fazla dikkat çekti.

Tüketici elektroniği alanında dünyanın tüm ileri gelen firmalarını tüketiciler ve endüstri temsilcileri ile buluşturan bu fuarda gelenek haline geldiği üzere Apple ve Google yoktu ama varlıkları her alanda hissedildi.

Aslında fuarda bir çok yenilik tanıtıldı ama ben kendimce en çok öne çıktığını düşündüğüm üç konuya dikkatinizi çekmek istiyorum.

1-     Üç boyutlu televizyonlar

Avatar filmini seyrettiniz mi bilmiyorum ama seyretmenizi şiddetle tavsiye ederim. Çok değişik bir konu ve değişik bir hikaye değil ancak kullanılan teknoloji ve harcanan para göz önüne alındığında mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Avatar, gösterime girdiğinin 18. gününde dünyada bir milyar dolarlık gişe hasılatını yakaldı ve tek rakibi olarak gözüken Titanic’e çok yaklaştı.

Avatar, dijital 3D tekniği kullanılarak çekildii ve izlenirken eski tip mavi-kırmızı gözlükler yerine polarizasyon tekniği kullanılarak üretilmiş gözlükler kullanılarak izleniyor.

Şimdiye kadar bir plazma veya LCD televizyon satın almadıysanız 3-4 ay daha beklemenizi tavsiye ederim çünkü 3D televizyonlar geliyor. Samsung, Panasonic, Sony, Toshiba, LG ve tüm diğer elektronik üreticileri standlarında gelecek nesil üç boyutlu modellerini tanıttılar. Bu televizyonlar, normal yayınlarda Full HD kalitesinde gösterebildikleri gibi, üç boyutlu yayınlara da otomatik geçiş yapma özelliğine sahipler. Ancak yayınları üç boyutlu şekilde izleyebilmek için seyreden herkesin yukarıda bahsettiğim özel gözlüklerden takması gerekiyor, aksi taksirde görüntü çok bulanık ve rahatsız edici gözüküyor. Fuarda üç boyutlu televizyonlarını sergileyen tüm firmalar gözlük de üretmişler ve televizyon ile birlikte 2-4 arası adedi beraberinde ücretsiz verecekler.

Filmleri, belgeselleri, futbol maçlarını 3d farkı ile izlemek  gerçekten çok farklı bir tecrübe olacak gibi duruyor, hep birlikte göreceğiz.

3-D tecrübesini yaşatan gözlüklere ilave olarak Immerz adlı küçük bir firma da başka bir standda sanal gerçeklik üzerine farklı bir ürünü sergiliyordu. www.immerz.com adresinde detaylarını görebileceğiniz cihazla izlenen film veya oynanan video oyununda çıkan seslerin yarattığı titreşim, vücudunuza bir aparat tarafından aktarılıyor ve filmin tüm heyecanını göğsünüzde hissediyorsunuz. Jurassic Park filminden heyecanlı bir sahne ile demosunu test ettim, gerçekten çok etkileyici.

Sanırım yakın bir gelecekte güzel bir filmi tam anlamıyla seyredebilmek için televizyon karşısına geçerken Robocop gibi giyinmemiz gerekecek.

2- Mobil İletişim:

Şovun başlamasından iki gün önce Google tarafından duyurulan Nexus One adlı telefon, Google fuarda yer almamış olsa bile, en çok konuşulan konulardan biri oldu. Bu telefon hakkında izlenimlerimi ilerleyen günlerde sizlerle paylaşacağım.

Ancak şunu artık rahatlıkla söyleyebilirim ki mobil iletişim alanında, özellikle en hızlı gelişen ve büyüyen segment olarak kabul edilen akıllı telefonlar tarafında dünyada iki kutup oluşmuş durumda. Birincisi, üç yıl önce mobil iletişim alanına giren Apple, diğeri de yine 3 yıl önce Android adlı girişimi başlatan Google. Cep telefonu aksesuarlarının sergilendiği salonun tamamı iPhone uyumlu cihazlar üreten firmalardan oluşuyordu, çünkü bu cihazı kullananlar, telefonlarını satın aldıktan sonra da yazılıma ve donanıma para harcamaya devam ediyorlar. Fuarda, Google’ın Nexus One telefonunun sadece dedikodusu yapıldı ancak Motorola, Samsung gibi bir çok büyük üretici Android telefonlarını ardı ardına sergilediler. Özellikle Motorola 4 farklı Android telefonu ile gerçek bir çıkış yaptı ve gerçek bir sosyal medya cihazı olan CLIQ ile özellikle gençler tarafından çok tercih edileceğini düşündüğüm, uygun fiyatlı ve çok ilginç bir cihaz yaratmayı başardı.

Açıkçası mobil iletişim pazarının uzun süreli önde gelen oyuncuları Nokia ve Blackberry için çok ciddi tehlike çanlarının çaldığını düşünüyorum. Bu aşamadan sonra bu iki firmanın, belki de yanlarına Palm gibi bir oyuncuyu alarak, tercihen Nokia çatısı altında birleşmelerinin belki de bu firmalar için önümüzdeki 3-5 sene içerisinde tek çıkış yolu olacağını hep birlikte göreceğiz.

3-     Elektronik Kitaplar ve Tablet PC’ler

Teknoloji konusundaki tüm kaynaklar, 2010 yılının tablet PC’nin yılı olacağını düşünüyorlar. Şimdiye kadar bir çok başarısız deneme yaşamış olan tablet bilgisayarların bu sefer başarılı olacakları konusundaki en önemli kullanım alanı ise elektronik kitaplar. Amazon tarafından duyurulan Kindle cihazına kadar hak ettiği başarıyı bir türlü yakalayamayan e-kitaplar, bu seneki CES fuarında en çok sergilenen yeni cihaz gruplarından birini oluşturdu. Amazon, 2009 kış tatil sezonunda Kindle için sattığı e-kitap sayısının gerçek kitap adedini aştığını duyurdu, bu gerçekten çok önemli bir başarı.

Microsoft CEO’su Steve Balmer, fuarın açılış günü yaptığı konuşmasında, Slate PC adını verdiği, klavyesi bulunmayan tablet PC’leri tanıttı ve Windows 7 entegrasyonu ile neler yapılabileceğini anlattı. E-kitap uygulaması de Slate PC ile yapılabileceklerin yalnızca biri ve yukarıda bahsettiğim gibi 2010 ile birlikte bu alanda da heyecen verici gelişmeler göreceğiz. Dedikodular, ‘iSlate.com’ alan adının Apple tarafından rezerve edildiğini ve bu ay sonunda Apple’ın da kendi tablet bilgisayarını tanıtacağını söylüyor.

Yukarıda bahsetmiş olduğum 3 ana başlık dışında; Intel yeni seri işlemcilerini bu fuarda duyurdu. Microsoft Office 2010 yazılımı ile yine çok iyi bir iş başarmış, hem Web tarafında, hem de masaüstünde çok büyük bir iş yapmışa benziyor. Kodak, başarılı HD kamerası Zi8’e ilave olarak su geçrimeyen SportPlay modelinin duyurusunu yine CES 2010’da yaptı.

Kısaca anlatmaya çalıştığım izlenimlerinden anlayabileceğiniz gibi; teknoloji dünyası hiç uyumuyor ve hiç bir firmanın yeri garanti değil, her fırsatta tüketici şaşırtmayı başaracak firmalar ortaya çıkabiliyor.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: