<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Aydın Bolkar'ın teknoloji günlüğü</title>
	<atom:link href="http://aydinbolkar.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://aydinbolkar.wordpress.com</link>
	<description>Just another WordPress.com weblog</description>
	<lastBuildDate>Tue, 14 Dec 2010 19:08:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='aydinbolkar.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>Aydın Bolkar'ın teknoloji günlüğü</title>
		<link>http://aydinbolkar.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://aydinbolkar.wordpress.com/osd.xml" title="Aydın Bolkar&#039;ın teknoloji günlüğü" />
	<atom:link rel='hub' href='http://aydinbolkar.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>Yeni doğanlar için teknoloji&#8230;</title>
		<link>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/10/20/yeni-doganlar-icin-teknoloji/</link>
		<comments>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/10/20/yeni-doganlar-icin-teknoloji/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Oct 2010 20:00:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>aydinbolkar</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://aydinbolkar.wordpress.com/?p=130</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Eylül’ün 15’inde kızım dünyaya geldi. Bir insanın yaşayabileceği en güzel duygulardan birini bizlere yaşatan Joel, dünyaya geldiği andan itibaren hem evimizin hem de hayatımızın baş köşesine yerleşti. Tüm planlar kendisine göre yapılıyor, annenin yemek listeki küçük hanımın gaz durumuna göre kararlaştırılıyor ve daha ilk günden evimiz, öncesinde olmadığı bir hareketliliğe kavuşuyor. Henüz şu ana&#160;&#8230; <a href="http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/10/20/yeni-doganlar-icin-teknoloji/">Read&#160;more</a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=aydinbolkar.wordpress.com&amp;blog=5371568&amp;post=130&amp;subd=aydinbolkar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify;">&nbsp;</p>
<p style="text-align:justify;">Eylül’ün 15’inde kızım dünyaya geldi. Bir insanın yaşayabileceği en güzel duygulardan birini bizlere yaşatan Joel, dünyaya geldiği andan itibaren hem evimizin hem de hayatımızın baş köşesine yerleşti.</p>
<p style="text-align:justify;">Tüm planlar kendisine göre yapılıyor, annenin yemek listeki küçük hanımın gaz durumuna göre kararlaştırılıyor ve daha ilk günden evimiz, öncesinde olmadığı bir hareketliliğe kavuşuyor.</p>
<p style="text-align:justify;">Henüz şu ana kadar geçen bir ayı aşkın süre ve etrafımdan aldığım geri bildirimler gösterdi ki, çocuğunuzun en hızlı büyüme gösterdiği bu ilk zamanlarda hem büyümesini yakından takip etmek, hem çevrenizle paylaşmak hem de onunla yaşamaya alışıp ileride güzel birer anı olarak dönüp bakacağınız ‘an’ları kaydetmek için teknoloji çok büyük bir yardımcı.</p>
<p style="text-align:justify;">Sizlere bu yazımda internet ve mobil dünyada çocuğunuzun gelişimini kaydedebileceğiniz, çocuk sağlığı ve gelişimi hakkında takip edebileceğiniz ve bebeğinizin gelişimini yakın çevrenizle paylaşabileceğiniz neşeli, eğlenceli, bilgilendirici bir kaç alternatif sunmaya çalışacağım.</p>
<p style="text-align:justify;"><strong><span style="text-decoration:underline;">Web siteleri:</span></strong></p>
<p style="text-align:justify;">Eminim meraklı annelere yeni gelmeyecektir ancak <strong>babycenter.com</strong> ve Türkiye’deki en yakın ve kapsamlı örneği olan <strong>bebek.com</strong> siteleri her konuda yol gösteren içerikler ve kullanıcı görüşleri ile dolu. Bebek.com sitesinin bir uzantısı olan <strong>e-bebek.com</strong> alışveriş sitesi de perakende endüstrisinin en hareketli dallarından biri olan bebek ve çocuk segmentindeki en iyi internet dükkanlarından biri.</p>
<p style="text-align:justify;">Bu bilgilendirici ve öğretici web sitelerine çok iyi bir örnek de <strong>Uzman TV</strong>. Çok farklı konularda binlerce videonun bulunduğu sitede, çocuk bakımı ve gelişimi konusunda da sektöründe oldukça isim yapmış kişilerin videolarına ulaşabilirsiniz.</p>
<p style="text-align:justify;">Son 2-3 yılın moda trendi olan private shopping çılgınlığında da anne ve çocuklar unutulmamış. Sadece anne ve çocuk giyim ve aksesuarlarına yönelik faaliyet gösteren <strong>unnado.com</strong> adresine de bir göz atmanızı öneririm.</p>
<p style="text-align:justify;"><strong><span style="text-decoration:underline;">Online Günlük:</span></strong></p>
<p style="text-align:justify;">Annelerin ve babaların Facebook’u olur da, çocukların veya bebeklerin olmaz mı?</p>
<p style="text-align:justify;">Özellikle aile büyüklerinizi sevindirmek için yeni doğan kızınızın veya oğlunuzun adına Facebook’da bir profil yaratabilirsiniz. Facebook, herhangi bir yaş sınırlaması olmadan, yalnızca belirli yaş gruplarına göre içeriklerini düzenleyerek sunuyor.</p>
<p style="text-align:justify;">Bundan farklı olarak, <strong>kidmondo.com</strong> adresinde, yeni doğan çocuğunuz için online bir günlük tutabilir ve bunu istediğiniz tanıdıklarınızla paylaşabilirsiniz. Bebeğinizin ilk aşısı, doktor kontrolü gibi sağlık takibini, aylık boy ve kilosunun takibini, ilk diş çıkarma, emekleme, yürüme gibi dönemlerini takip edebileceğiniz gibi, istediğiniz sıklıkta kendiniz için notlar alabilir ve bir günlük şeklinde kullanabilirsiniz. Eminim ki çocuğunuz okuma yaşına geldiğinde eşsiz bir hediye olur kendisine.</p>
<p style="text-align:justify;"><strong><span style="text-decoration:underline;">Resim Paylaşımı:</span></strong></p>
<p style="text-align:justify;">Yazılarımı takip edenler, Google ürün ve hizmetleri konusunda fanatik olduğumu bilirler. Resim paylaşımı konusunda da kuralı değiştirmeyeceğim ve Picasa’yı önereceğim. Öncelikle Picasa yazılımını bilgisayarınıza indirin ve kurulumunu yapın. Fotoğrafa meraklıysanız, tercihen düşük ışık seviyesinde de güzel sonuçlar veren bir kamera edinmişsinizdir ve bu kamera ile bir çok fotograf çekiyorsunuzdur.</p>
<p style="text-align:justify;">Çekmiş olduğunuz fotoğrafları ilgili resimleri saklayacağınız klasöre aktardıktan sonra Picasa programını açarak bu resimlerin Picasa’ya da eklendiğinden emin olun.</p>
<p style="text-align:justify;">Sonrasında <strong>picasaweb.google.com</strong> adresinden, daha önceden yaratmadıysanız, bir gmail hesabı ile online resim depolamak için kendinize bir hesap yaratın.</p>
<p style="text-align:justify;">Picasa programına geri dönerek, ilgili klasörü Web’de yaratmış olduğunua alana program içerisinden göndermeye başlayın.</p>
<p style="text-align:justify;">Göndermiş olduğunuz resimleri aileniz ve yakın çevrenizle, kendilerinin gmail hesap bilgilerini girerek paylaşabilirsiniz. Her yeni resim yüklemenizde, paylaşımda bulunduğunuz kişilere otomatik bir mesaj gidecek ve yeni resimlerin yüklendiği bilgisi verilecektir. Bu sayede hem resimlerinizi bir hard disk arızasına kurban gitmesini önlemiş olursunuz hem de rahatça çevrenizle paylaşabilirsiniz.</p>
<p style="text-align:justify;"><strong><span style="text-decoration:underline;">Peki mobil?</span></strong></p>
<p style="text-align:justify;">Yeni doğum yapmış bir annenin bilgisayara erişimi kısıtlı olsa da günümüz teknolojisinde adeta vücudumuzun bir uzantısı haline gelen cep telefonları için durum aynı değil elbet.</p>
<p style="text-align:justify;">Piyasada bulunan bir çok telefon üzerinden, yukarıda bahsettiğim resimlere picasaweb.google.com adresinden ulaşabilirsiniz ve yüklemiş olduğunuz resimleri cep telefonunuza uygun boyutta görüntüleyebilirsiniz.</p>
<p style="text-align:justify;">Eğer iPhone veya iPad kullanıyorsanız <strong>‘Web Albums’</strong> uygulaması ile hem Picasa’ya yüklediğiniz resimlere ulaşabilirsiniz, hem de telefonunuzun kamerası ile çektiğiniz resimleri Picasa’ya telefonunuzdan yükleyebilirsiniz. İlgili ayarları yaparak, Web Albums programı vasıtasıyla resimleri telefonunuza indirebilir ve İnternet bağlantısı olmadan da yanınızda taşıyabilirsiniz.</p>
<p style="text-align:justify;">Eğer gerçekten sabrınız varsa ve bebeğinizin hem günlük bakım ve gelişimizi takip etmek hem de her anını kayıt altına almak istiyorsanız iki tane daha iPhone uygulaması önereceğim.</p>
<p style="text-align:justify;"><strong>Baby</strong>♥♥♥ uygulaması ile hem bebeğinizin günlük gelişimini, uyku zamanını, yemek zamanını vs. takip edebilirsiniz, hem de seslerini kaydederek veya bazı anlarını kamera ile kaydederek bir ansiklopedi oluşturabilirsiniz. Eğer <em>‘Bu kadar detay bana fazla, ben sadece günlük takibini yapmak istiyorum’</em> derseniz <strong>‘BabyGeek’</strong> uygulaması tam size göre. Birden fazla telefonla senkronizasyon yapabilme özelliği ile anne ve baba ayrı ayrı yaptığı kayıtları birleştirebilir ve bebeğin toplam bakım ve gelişim kayıtları eksiksiz olarak tutulabilir.</p>
<p style="text-align:justify;">Bu yazıda anlatılmış olan uygulamaların veya web sitelerinin kullanımı ile alakalı sorularınız için aydin[at]bolkar.net adresini kullanabilirsiniz.</p>
<p style="text-align:justify;">&nbsp;</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/aydinbolkar.wordpress.com/130/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/aydinbolkar.wordpress.com/130/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/aydinbolkar.wordpress.com/130/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/aydinbolkar.wordpress.com/130/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/aydinbolkar.wordpress.com/130/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/aydinbolkar.wordpress.com/130/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/aydinbolkar.wordpress.com/130/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/aydinbolkar.wordpress.com/130/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/aydinbolkar.wordpress.com/130/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/aydinbolkar.wordpress.com/130/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/aydinbolkar.wordpress.com/130/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/aydinbolkar.wordpress.com/130/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/aydinbolkar.wordpress.com/130/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/aydinbolkar.wordpress.com/130/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=aydinbolkar.wordpress.com&amp;blog=5371568&amp;post=130&amp;subd=aydinbolkar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/10/20/yeni-doganlar-icin-teknoloji/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://aydinbolkar.files.wordpress.com/2010/10/yeni_dogan.jpg?w=150" />
		<media:content url="http://aydinbolkar.files.wordpress.com/2010/10/yeni_dogan.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">yeni_dogan</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/e26882c977d058a352afefd8abddc769?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">aydinbolkar</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>iPad aldık, peki şimdi?</title>
		<link>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/10/06/ipad-aldik-peki-simdi/</link>
		<comments>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/10/06/ipad-aldik-peki-simdi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Oct 2010 14:30:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>aydinbolkar</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://aydinbolkar.wordpress.com/?p=127</guid>
		<description><![CDATA[Belki yurt dışında yaşayan tanıdıklarınız vasıtası ile, belki kendiniz yurt dışına çıktığınızda, belki de Türkiye’deki bir takım fırsatı kaçırmayan perakende zincirlerinden fahiş fiyatlarla iPad’inize kavuştunuz. (Ufak bir not; Eğer 2 adet iPad almak istiyordu iseniz, Türkiye’deki perakende dükkanlarından almak yerine, uçağa atlayıp New York’daki Apple Store’dan bizzat alarak, bir de Central Park’da ufak bir yürüyüş&#160;&#8230; <a href="http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/10/06/ipad-aldik-peki-simdi/">Read&#160;more</a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=aydinbolkar.wordpress.com&amp;blog=5371568&amp;post=127&amp;subd=aydinbolkar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify;">Belki yurt dışında yaşayan tanıdıklarınız vasıtası ile, belki kendiniz yurt dışına çıktığınızda, belki de Türkiye’deki bir takım fırsatı kaçırmayan perakende zincirlerinden fahiş fiyatlarla iPad’inize kavuştunuz. (<em>Ufak bir not</em>; Eğer 2 adet iPad almak istiyordu iseniz, Türkiye’deki perakende dükkanlarından almak yerine, uçağa atlayıp New York’daki Apple Store’dan bizzat alarak, bir de Central Park’da ufak bir yürüyüş ve güzel bir akşam yemeğinden sonra İstanbul’a geri dönmek size daha ucuza mal oluyordu&#8230;)</p>
<p style="text-align:justify;">Neyse, iPad’i araştırmayıp etraftan duyan, medyada çıkan haberlerinden etkilenen ve benim de iPad’in piyasaya çıkmasından önce kaleme aldığım yazımda belirttiğim gibi, Wall Stree Journal’da çıkan karikatüre benzer şekilde; <em>‘Bundan önce, bir tablet hakkında bu kadar toplumsal heyecan yaşandığında, üzerinde 10 Emir yazılıydı’ </em>rüzgarına kapılanlar ilk bakışta hayal kırıklığına uğradılar.</p>
<p style="text-align:justify;"><em>Aydın, CD’yi nasıl takıyoruz iPad’e? USB girişi yok muydu? Hafıza kartlarını da okumuyormuş doğru mu?</em></p>
<p style="text-align:justify;">Bu ve bu gibi sorular, iPad’i kutusundan çıkarıp iTunes ile çalıştırarak ana ekranına geldiğinizde önemini yitiriyor. Yaklaşık 5 aydır iPad kullanıyorum, pil ömrü ve dokunmatik ekran performansı gerçekten bugüne kadar kullandığım hiç bir elektronik cihaza benzemiyor</p>
<p style="text-align:justify;">Size bu yazımda; iPad kullanımı ile ilgili ufak 1-2 tüyo vermek istiyorum.</p>
<p style="text-align:justify;"><strong>Aksesuar</strong>: iPad ile ilgili bir çok aksesuar piyasaya çıktı, klavyeler, kılıflar, çantalar, ekran koruyucuları vb&#8230; Benim tavsiyem bu cihazın kesinlikle klavye olmadan dokunmatik olarak kullanılması, alabileceğiniz tek aksesuar orijinal Apple iPad kılıfı olabilir. Hem çok şık, hem de cihazı tamamen koruyor, çantaya rahatlıkla yerleştirebiliyorsunuz, camı çizilir diye endişelenmenize gerek kalmıyor.</p>
<p style="text-align:justify;"><strong>iTunes Hesabı</strong>: Eğer daha önceden yaratılmış bir iTunes hesabınız yoksa veya iPad için farklı bir hesap kullanmak sizin için problem değilse tavsiyem Amerika’da bulunan bir adres üzerinden US AppStore’da hesap açtırmanız. Bu sayede hem tüm dünyadaki uygulamalara erişme imkanınız oluyor, hem de iTunes üzerinden sevdiğiniz filmleri ve dizileri satın alma imkanına kavuşuyorsunuz. Aynı şekilde Apple Amerika BookStore’dan alışveriş yapabiliyorsunuz.</p>
<p style="text-align:justify;"><strong><a href="http://aydinbolkar.files.wordpress.com/2010/10/ipadapps_web.jpg"><img class="size-full wp-image-160 aligncenter" title="iPadApps_web" src="http://aydinbolkar.files.wordpress.com/2010/10/ipadapps_web.jpg?w=640" alt=""   /></a>Uygulamalar</strong>: iPad ile yaşayacağınız tecrübenin en üst seviyeye gelebilmesi için tavsiye edebileceğim, farklı kategorilerdeki 7 uygulamayı size kısaca tanıtmaya çalışacağım. Bu uygulamalarla iPad’den daha fazla keyif alacaksınız. En altta da ileri düzeydeki teknoloji meraklıları için 2 adet uygulama tanıtıyorum</p>
<ol style="text-align:justify;">
<li style="text-align:justify;"><strong><em>Amazon Kindle ve iBooks</em></strong> – Bu iki uygulama, farklı isim ve servis sağlayıcılardan olmakla beraber benzer hizmeti veriyorlar: <strong><em>E-kitap</em></strong>. Bir çok ücretsiz ve ücretli kitap arasından seçim yapabilir ve tatilde yanınızda bir çok kitap taşıma sıkıntısından kurtulabilirsiniz.</li>
<li><strong><em>Zinio</em></strong> – Siz de benim gibi bir çok haftalık – aylık dergiyi takip ediyor ve bir süre sonra bu dergileri nasıl saklayacağınız konusunda sıkıntı çekiyorsanız Zinio tam size göre. Hem normal fiyatlarından çok daha ucuza dergilerin güncel sayılarına çıktıkları anda sahip oluyorsunuz, hem de satın almış olduğunuz dergileri sonsuza kadar arşivinizde saklayabiliyorsunuz. Ben, Amerikan PC Magazine dergisinin 10 yıla yakın süredir abonesiyim. Normal fiyatı yıllık 80 dolar olan dergiye Zinio sayesinde yıllık 12 dolara abone oldum&#8230;</li>
<li><strong><em>AngrybirdHD</em></strong> – Bilgisayarlara ve teknolojiye merakım ne kadar fazla ise, oyun oynamaya karşı merakım da o kadar az. Nedeni çok basit: <em>Oynamayı beceremiyorum</em>&#8230; Acı ama gerçekten evlerde toplanıp Playstation’da saatlerce PES veya FIFA oynayan arkadaşlarıma gıpta ediyorum bazen, bu kadar güzel oynayabildikleri için&#8230;</li>
</ol>
<p style="text-align:justify;">Neyse; bizim konumuz Angrybird; bu oyun Appstore’a ilk düştüğü günden beri, neredeyse tüm ülkelerde en çok satan oyun haline geldi. Amerika’da peluş bebekleri dahi yapılan oyunun iPad uygulaması tek kelimeyle çok eğlenceli, yükleyin, pişman olmayacaksınız&#8230;</p>
<ol style="text-align:justify;">
<li><strong><em>Fotopedia Heritage</em></strong> <strong><em>ve National Geographic World Atlas HD</em></strong> – UNESCO’nun dünya kültür mirası kategorisinde değerlendirilen, dünya üzerinde yer alan 3.000 yerin 20.000’i aşkın fotoğrafı ellerinizin altında. Ayrıca National Geographic’den gerçek bir coğrafya hazinesi&#8230; Hem de kullanımı son derece kolay bir arayüz ve sınırsız bilgi bağlantıları ile&#8230;</li>
<li><strong><em>VLC Media Player</em></strong> – Eylül’ün son günlerinde iPad versiyonu yapılan VLC ile her formattaki video ve filmlerinizi tek tıkla iPad’de seyredebilirsiniz, hem de ücretsiz&#8230;</li>
<li><strong><em>Flipboard </em></strong>– Appstore’a girdiği gün birinci sıraya tırmanan uygulama, RSS tabir edilen haber okuma yönteminde çığır açacağa benziyor. Facebook ve Twitter hesaplarınızı da bağlayarak arkadaşlarınıza ve paylaştıklarına farklı bir pencereden bakabilirsiniz.</li>
<li><strong><em>Gazete Habertürk </em></strong>– Türkiye’deki ilk iPad uygulamasını gerçekleştiren Habertürk uygulaması ile gazeteyi iPad’de birebir okuyabilirsiniz. Özellikle yaz tatillerinde şezlongda uzanırken uçuşan gazetenin verdiği rahatsızlığı gidermek için birebir. (30 Eylül tarihinde Habertürk uygulaması geçici bir süreliğine yayından kaldırıldı, takip etmeye devam&#8230;)</li>
</ol>
<p style="text-align:justify;">Yazımın başında bahsettiğim bonus uygulamalar da şunlar&#8230;</p>
<ol style="text-align:justify;">
<li><strong><em>MaxiVista veya iDisplay </em></strong>– Zaman zaman bilgisayarınızın yanında ikinci bir ekranınız olsun, orada sürekli takip ettiğiniz gazeteniz, spor sonuçları, borsa bilgileri veya Facebook mu açık kalsın istiyorsunuz? Windows kullanıyorsanız <em>MaxiVista</em> ile, Mac kullanıyorsanız <em>iDisplay</em> ile kolayca ikinci bir monitöre sahip olabilirsiniz, hem de kablosuz&#8230;</li>
<li><strong><em>Mobile Mouse </em></strong>– Eğer bilgisayarınızda kayıtlı bir filmi, televizyona bağlayıp seyretmek gibi bir alışkanlığınız varsa, evinizde veya iş yerinizde televizyona bağlı bir bilgisayar kullanıyorsanız veya işiniz gereği çok fazla sunum yapıyorsanız bu uygulama tam size göre.</li>
</ol>
<p style="text-align:justify;"><em>Mobile Mouse</em> uygulaması ile bilgisayarınızı klavye ve mouse kullanmadan iPad veya iPhone vasıtasıyla yönetmeniz mümkün.</p>
<p style="text-align:justify;">Sizlerin de önerileriniz varsa <a href="mailto:aydin@bolkar.net">aydin@bolkar.net</a> adresine bekliyorum&#8230;</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/aydinbolkar.wordpress.com/127/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/aydinbolkar.wordpress.com/127/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/aydinbolkar.wordpress.com/127/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/aydinbolkar.wordpress.com/127/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/aydinbolkar.wordpress.com/127/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/aydinbolkar.wordpress.com/127/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/aydinbolkar.wordpress.com/127/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/aydinbolkar.wordpress.com/127/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/aydinbolkar.wordpress.com/127/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/aydinbolkar.wordpress.com/127/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/aydinbolkar.wordpress.com/127/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/aydinbolkar.wordpress.com/127/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/aydinbolkar.wordpress.com/127/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/aydinbolkar.wordpress.com/127/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=aydinbolkar.wordpress.com&amp;blog=5371568&amp;post=127&amp;subd=aydinbolkar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/10/06/ipad-aldik-peki-simdi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/e26882c977d058a352afefd8abddc769?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">aydinbolkar</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://aydinbolkar.files.wordpress.com/2010/10/ipadapps_web.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">iPadApps_web</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İnternette kupon savaşları</title>
		<link>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/06/30/internette-kupon-savaslari/</link>
		<comments>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/06/30/internette-kupon-savaslari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 11:30:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>aydinbolkar</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://aydinbolkar.wordpress.com/?p=125</guid>
		<description><![CDATA[İnternetin iş yapış şekillerimizi değiştirdiği, aracıları ortadan kaldırdığı ve son kullanıcı ile üretici arasında direkt bir ilişkinin kurulmasının önünde hiçbir engel kalmadığı ile ilgili sayısız analiz, yazı ve makale okudunuz bugüne kadar değil mi? Bütün okuduklarınızı unutun, çünkü 2008 yılının sonlarında Amerika&#8217;da başlayan ve 2009 yılının ortalarından itibaren Avrupa&#8217;ya ulaşan Groupon sayesinde bu mit de&#160;&#8230; <a href="http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/06/30/internette-kupon-savaslari/">Read&#160;more</a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=aydinbolkar.wordpress.com&amp;blog=5371568&amp;post=125&amp;subd=aydinbolkar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify;">İnternetin iş yapış şekillerimizi değiştirdiği, aracıları ortadan kaldırdığı ve son kullanıcı ile üretici arasında direkt bir ilişkinin kurulmasının önünde hiçbir engel kalmadığı ile ilgili sayısız analiz, yazı ve makale okudunuz bugüne kadar değil mi? Bütün okuduklarınızı unutun, çünkü 2008 yılının sonlarında Amerika&#8217;da başlayan ve 2009 yılının ortalarından itibaren Avrupa&#8217;ya ulaşan Groupon sayesinde bu mit de tarih oldu.</p>
<p style="text-align:justify;">Groupon&#8217;un iş modeli oldukça basitti. Şehirde yapmaktan hoşlanabileceğiniz aktiviteler ile ilgili, yeme içme, spor, kurs, gezi vb., tedarikçi firmalar ile anlaşma yaparak normal fiyatlarının en az yarısı kadar bir fiyatla hizmetlerini sunmaları konusunda ikna ediyorlardı. Karşılığında da bu hizmetten minimum belirli bir adette yararlanılacağını taahhüt ediyorlardı. Firma da bu satış bedeli üzerinden bir komisyon alıyordu.</p>
<p style="text-align:justify;">Hazırladıkları oldukça basit arayüzlü web sitesinden ve e-posta listesine dahil olan insanlara gönderdikleri günlük e-postalar ile herkesi o günün fırsatından haberdar ederek olabildiğince çok kişinin fırsattan yararlanmasına çalışıyorlardı. Fırsatı satın alan kişiler, minimum rakama ulaşılabilmesini temin etmek adına fırsatı Twitter, Façebook vb. sosyal medya araçlarını kullanarak çevreleri ile paylaşıyor ve şehirde hizmet veren bir çok iş sahibine de ücretsiz bir tanıtım yapma fırsatı yaratılmış oluyordu.</p>
<p style="text-align:justify;">Bu kadar basit ve aslında yıllardır şehirlerdeki turist rehberleri ve dergilerle beraber kullanılan indirim kuponu yöntemini İnternet&#8217;i ve sosyal medyanın gücünü arkasına alarak harekete geçiren Groupon, faliyete başladığı andan itibaren minimum işletme sermayesine ihtiyac duyması ve çok hızlı bir şekilde pozitif nakit akışı yaratan bir iş modeline sahip olduğundan dolayı yatırımcıların kısa sürede dikkatini çekti.</p>
<p style="text-align:justify;">2009 yılının Aralık ayında Rus DST Yatırım firması, Groupon&#8217;un toplam değerini 1,35 milyar dolar üzerinden hesaplayarak şirkete %10&#8242;u oranında ortak oldu ve 135 milyon dolar yatırdı. Kuruluşundan yalnızca 18 ay sonra 1 milyar dolarlık değere ulaşan Groupon&#8217;un başta Amerika olmak üzere tüm dünyada klonları çıkmaya başladı. Bu klonlar arasında Avrupa&#8217;da en yaygın olarak faaliyet gösteren ve ardı ardına bir çok farklı şehirde operasyona başlayan Almanya merkezli Citydeal firması, Türkiye&#8217;de de 23 Nisan 2010&#8242;da ŞehirFırsatı.com adresinde yayına başladı. Grup alışveriş adı verilen bu konsept ile iş yapan yaklaşık 10 firma Türkiye&#8217;de geçtiğimiz 4-5 aylık kısa süreçte kullanıma açıldılar ve kullanıcılarına ardı ardına indirimler ve birbirinden cazip fırsatlar sunmaya başladılar.</p>
<p style="text-align:justify;">ŞehirFırsatı.com&#8217;un hemen ardından piyasaya hızlı bir giriş yapan Grupanya, geçen iki aylık süreçte en çok satış gerçekleştiren fırsatların üst sıralarında yer alarak bu alanda oldukça iddiali olacağını kanıtladı. Grupanya&#8217;nın açılmasının ardından, grup alışveriş pazarındaki baş döndürücü hareketliliğe paralel olarak bir gelişme daha yaşandı ve Groupon, Mayıs ayının ortalarına doğru bir Pazar günü Citydeal&#8217;i satın aldığını duyurdu. Bu sayede Groupon, Şehirfırsatı.com vasıtasıyla Türkiye piyasasında yer almış oluyordu.</p>
<p style="text-align:justify;">Piyasanın geri kalan oyuncularına bakacak olursak, uzun süredir İnternet pazarında aktif olarak rol alan Markafoni ve Gittiğidiyor.com firmalarının yatırımları olan Grupfoni ve Markapon, Grupca, daha çok konser ve organizasyon faaliyetlerine odaklanmış gibi gözüken Ekoloni, siteler arasında ilk kuruluşu yapan ancak fırsat yaratma konusunda şansı yaver gitmeyen Kipru ve alan adını kaydettirmiş olmasına rağmenbir aksiyona geçmeyen Grubal.com sitelerini sayabiliriz.</p>
<p style="text-align:justify;">Kendi kişisel tecrübeme dayanarak; şu ana kadar Grupanya&#8217;dan 3 tane fırsat satın aldım ve birini kullandim. Eşim ve kendim için İstanbul&#8217;ün önde gelen Moğol lokantası Go Mongo&#8217;dan 30 lira değerinde iki adet fırsat kuponunu, tanesini 15 TL&#8217;ye satın aldık. Kuponlar anında cep telefonlarımıza SMS ile geldi. Sonrasında iki kişi gidip yemek yedik ve 68 TL gelen hesabı iki kuponumuz ve üstüne 8 TL ödeyerek mekandan ayrıldık. Oldukça güzel bir tecrübe idi.</p>
<p style="text-align:justify;">Çin&#8217;de faaliyete başlayan bir site, ilk gününde, vizyona yeni girecek olan Jackie Chan filminin biletlerinde bir fırsat yaratmış ve ilk gününde yaklaşık 153.000 kişiye satış yapmayı başarmıs. Bu rakam, Çin için bile olsa inanılmaz bir başarı&#8230;</p>
<p style="text-align:justify;">İnsanların hayatlarını gitgide daha fazla paylaşmaya başladıkları, yediğimiz, içtiğimiz herşeyi Twitter veya Foursquare&#8217;de paylaşmaya can attığımız bir ortamda, Façebook&#8217;un 2009 senesi ortalarında tasarımını bu yönde değiştirerek insanları sürekli paylaşmaya teşvik eden bir yapıya kavuşmasının Groupon&#8217;un gerçek büyümesini ateşlediğini düşünüyorum.</p>
<p style="text-align:justify;">Bununla birlikte, yazımın ilk cümlesinde belirttiğim gibi, teknoloji geliştikçe sürekli birileri çıkacak ve gözümüzün önünde yer alan basit bir konsepti günün koşullarına öyle güzel bir şekilde uyarlayacak ki, ortaya milyar dolarlık şirketler çıkacak.</p>
<p style="text-align:justify;">Belki bugün yapılan bazı işler bundan 10 yıl sonra tarih olacak ancak emin olun ki bundan 10 yıl sonra, bugün adını bile bilmediğimiz iş kolları ve şu anda daha kurulmamış olan şirketler iş dünyasında yerini alacak&#8230;</p>
<p style="text-align:justify;">Yukarıda adını saydığım onlarca web adresini aklınızda tutmak istemiyor veya farklı kaynaklardan sürekli mesaj almak istemiyorsanız, sadece şu adresi not edin; http://firs.at &#8211; bu sitede Türkiye&#8217;de yer alan tüm grup alışveriş sitelerine tek arayüzden ulaşabilirsiniz&#8230;</p>
<p style="text-align:justify;">&nbsp;</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/aydinbolkar.wordpress.com/125/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/aydinbolkar.wordpress.com/125/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/aydinbolkar.wordpress.com/125/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/aydinbolkar.wordpress.com/125/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/aydinbolkar.wordpress.com/125/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/aydinbolkar.wordpress.com/125/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/aydinbolkar.wordpress.com/125/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/aydinbolkar.wordpress.com/125/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/aydinbolkar.wordpress.com/125/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/aydinbolkar.wordpress.com/125/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/aydinbolkar.wordpress.com/125/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/aydinbolkar.wordpress.com/125/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/aydinbolkar.wordpress.com/125/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/aydinbolkar.wordpress.com/125/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=aydinbolkar.wordpress.com&amp;blog=5371568&amp;post=125&amp;subd=aydinbolkar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/06/30/internette-kupon-savaslari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/e26882c977d058a352afefd8abddc769?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">aydinbolkar</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Sanal ben, gerçek benden daha önemli hale mi geliyor?</title>
		<link>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/05/20/sanal-ben-gercek-benden-daha-onemli-hale-mi-geliyor/</link>
		<comments>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/05/20/sanal-ben-gercek-benden-daha-onemli-hale-mi-geliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 May 2010 20:30:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>aydinbolkar</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://aydinbolkar.wordpress.com/?p=132</guid>
		<description><![CDATA[Bu sayfada bulunan resimleri gördükten sonra, yazıyı okumaya karar verdiyseniz, teknoloji konusunda bir miktar meraklısınız demektir. Eğer 14-55 yaşları arasında iseniz ve Türkiye’de yaşıyorsanız, %75 olasılıkla Facebook hesabınız olduğuna iddiaya girebilirim. Öncelikle, bir çok yerde karşınıza çıkan istatistikleri, yazının bütünlüğünü sağlaması açısından burada bir kez daha vurgulayacağım ve sonra, başlıkta ortaya attığımız konuyu tartışmaya başlayacağız.&#160;&#8230; <a href="http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/05/20/sanal-ben-gercek-benden-daha-onemli-hale-mi-geliyor/">Read&#160;more</a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=aydinbolkar.wordpress.com&amp;blog=5371568&amp;post=132&amp;subd=aydinbolkar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify;">Bu sayfada bulunan resimleri gördükten sonra, yazıyı okumaya karar verdiyseniz, teknoloji konusunda bir miktar meraklısınız demektir. Eğer 14-55 yaşları arasında iseniz ve Türkiye’de yaşıyorsanız, %75 olasılıkla <strong>Facebook</strong> hesabınız olduğuna iddiaya girebilirim.</p>
<p style="text-align:justify;">Öncelikle, bir çok yerde karşınıza çıkan istatistikleri, yazının bütünlüğünü sağlaması açısından burada bir kez daha vurgulayacağım ve sonra, başlıkta ortaya attığımız konuyu tartışmaya başlayacağız.</p>
<p style="text-align:justify;">2004 yılında, Harvard Üniversitesi’ndeki bir yatakhane odasından başlayan ve 2007 senesinde Türkiye’ye de sıçrayarak, sadece o dönemde Türkiye’de çok popüler olan <strong>Yonja.com</strong>, <strong>80630.com</strong> gibi sitelerin değil, tüm dünyada o dönemde fırtınalar estiren <strong>Myspace.com</strong> gibi devlerin bile pabucunu dama attıran <strong>Facebook</strong>, Nisan sonu itibarı ile toplamda <em>400.000.000’u (yazıyla, dörtyüzmilyon)</em> aşan üye sayısıyla önlenemez büyümesini sürdürüyor. Toplam üye adedi, dünyadaki en büyük dördüncü ülke kadar insana karşılık gelirken, <strong>Facebook</strong>, asıl işi olmamasına rağmen dünyanın en büyük resim paylaşım sitesi ve <strong>Youtube</strong>’dan sonra en büyük video paylaşım sitesi haline gelmiş durumda.</p>
<p style="text-align:justify;">2009 yıl sonu itibarı ile <strong>Facebook</strong> ziyaret sayısı ilk kez yılbaşı döneminde <strong>Google</strong>’ı geçerek birinci sıraya oturmuş. Kullanıcıların sitede geçirdikleri zaman ve ziyaret başına gezilen sayfa adedi göz önüne alındığı zaman ise <strong>Facebook</strong> liderliği açık ara elinde tutuyor.</p>
<p style="text-align:justify;">Bu noktada, bu sosyal paylaşım fenomenini benzerlerinden ayıran bir takım bilgiler de var.</p>
<p style="text-align:justify;">-        <strong><em>Gerçek bilgiler daha önce bu kadar aleni paylaşılmamıştı</em></strong>; <strong>Facebook</strong> ile birlikte insanlar gerçek bilgilerini paylaşmakta, daha önce hiçbir sosyal paylaşım sitesine karşı davranmadıkları kadar cömert davrandırlar.</p>
<p style="text-align:justify;">-        <strong><em>Kadın kullanıcı sayısı daha fazla</em></strong>; sosyal paylaşım siteleri ve genel olarak tüm İnternet’in erkekler tarafından daha yoğun olarak tüketildiği bilinirken <strong>Facebook</strong>’da durum farklı, ibre az da olsa kadınlar yönünde.</p>
<p style="text-align:justify;">-        <strong><em>Özellikle orta yaş ve üstü kullanıcı eklemelerinde son 12 ayda büyük bir artış var</em></strong>; kimi çocuğunu bu platformda ne yaptığını takip etmek için, kimi eski arkadaşlarının izini sürmek için, büyük çoğunluk ise dünyadan kopmamak için <strong>Facebook</strong>’a adeta hücum etmiş durumda.</p>
<p style="text-align:justify;">Özellikle kullanıcı arayüzünde yapılan sayısız değişiklikler ve eski kullanıcılarını adeta çileden çıkartıp eski arayüzlere dönülmesi için kampanyaların düzenlendiği platform sayesinde kullanıcı tecrübesi oldukça kolay bir hale getirildi.</p>
<p style="text-align:justify;">Ben kendi çevremde İnternet konusunda çok bilgili olmayan ve farklı web sitelerinde yollarını kaybedenlerin, <strong>Facebook</strong> içerisinde nasıl kolay hareket ettiklerine bizzat şahit oldum.</p>
<p style="text-align:justify;">2009 yılı başına kadar <strong>Facebook</strong> yalnızca İngilizce arayüz ile hizmet veriyordu. 2008 yılının sonlarında başlayan çalışma ile, tamamen gönüllülük esasına dayanarak, kendi kullanıcı tabanının gücünden faydalanarak, 1,5 sene gibi kısa bir sürede 70’den fazla dile tercüme edildi ve sanırım bu alanda <strong>Google</strong>’dan sonraki en glokal (global-lokal) site haline geldi.</p>
<p style="text-align:justify;">Yalnızca İngilizce olarak hizmet verdiği günlerden beri, İngilizce konuşulmayan ülkeler arasındaki en büyük kullanıcı topluluğuna sahip olmak gibi bir ünvanı bulunan Türkiye, yakın zamanda bunu Endonezya’ya kaybetmiş gibi görünüyor. Yine de en büyük 5 kullanıcı topluluğundan biri Türkiye.</p>
<p style="text-align:justify;">Toplam nüfus ve teknoloji adaptasyonu gözönüne alındığında, Türkiye’de İnternet’te varolmak isteyen ve İnternet’te görünmek isteyenler için tartışmasız bir mecra olarak karşımıza çıkan <strong>Facebook</strong>, 21 Nisan’da gerçekleştirdiği <strong>f8</strong> adını verdiği konferansta duyurdukları ile hayatımıza bir nebze daha nüfuz edeceğini resmen ilan etmiş oldu.</p>
<p style="text-align:justify;">Sanal siz olarak tarif edebileceğiniz <strong>Facebook</strong> profilinizin neden bu kadar önemli olduğunu anlatabilmek için, son bir istatistik daha vermek istiyorum.</p>
<p style="text-align:justify;">Türkiye’de özellikle yeni nesil gazeteci ve yazarların sahiplenmesi sonrasında popülerleşen <strong>Twitter</strong> platformuna üye olan kullanıcıların siteyi ziyaret etme sıklıkları istenen düzeylere ulaşabilmiş değil. <strong>Facebook</strong>’da ise, kullanıcıların yarısı, her gün en az bir kez siteye giriyor. Ortalama bir kullanıcının 130 arkadaşı bulunuyor ve ayda 70 adet ‘post’ gerçekleştiriyor. (Sizin rakamlarınızın bunların üzerinde olduğuna eminim.)</p>
<p style="text-align:justify;">Bundan sonraki dönemde, kabaca tarif etmek gerekirse, <strong>Facebook</strong> kullanmak için artık <strong>Facebook</strong> sitesine girmenize hiç gerek kalmayacak. Örneğin günlük okuduğunuz gazetenin sitesine girdiniz, yan tarafta, o gün içinde <strong>Facebook</strong> arkadaşlarınızın o gazete sitesinde hangi haberleri paylaştığı, hangi haberleri <strong>‘Beğen’</strong>diği ve hangi haberlere yorum yazdığını göreceksiniz.Okuduğunuz bir haberi beğendiğinizde, alt kısmında bulunan <strong>‘Like – Beğen’</strong> butonuna tıkladığınızda, bu bilgi otomatik olarak <strong>Facebook</strong> profilinize kaydedilecek. Yeni açılan bir web sitesine üye olmak için ilgili linke tıkladığınızda, <strong>Facebook</strong> arkadaşlarınızın kaçının daha bu sitenin hali hazırda üyesi olduğunu görebileceksiniz. İşin güzel tarafı, tüm bunları yaparken, hali hazırda gezmekte olduğunuz siteyi terketmeniz gerekmeyecek.</p>
<p style="text-align:justify;">Bütün bu vermiş olduğumuz bilgiler ışığında, başlıkta sizlere sunmuş olduğum önermenin neden bu kadar önemli olduğunu düşündüğüm bölüme geldik. Bu konuyla ilgili sizlere kendimden ufak bir örnek vermek istiyorum. Bugün <strong>Google</strong>’da Aydın Bolkar diye arama yaptığınız zaman, 4. ve 5. sıralarda, bundan 4-5 sene evvel amatör olarak tutmaya başladığım bir blogdaki resim galerisine ulaşıyorsunuz, ismi de ‘Kız İsteme Gecesi’&#8230;</p>
<p style="text-align:justify;">İçeriğindeki resimleri sunucudan kaldırmış olmama rağmen, dünyadaki milyonlarca sunucusunun bir köşesinde bunu tutmayı beceren sevgili <strong>Google</strong>, inatla bu resimleri getirmeye devam ediyor. Bunun gibi bir çok bilgi, siz İnternet’e yükleyip sildikten sonra da mevcudiyetini sanal ortamda devam ettirebiliyor.</p>
<p style="text-align:justify;">Amerika ve İngiltere’deki iş ve işçi bulma kurumları, aramalarında en çok sosyal ağlardan faydalandıklarını belirtmişler. Bu ağlar sayesinde bir insan hakkında aylar sürecek araştırmalar sonucunda erişebileceğiniz bilgiye bir kaç tıklamayla ulaşmanız mümkün.</p>
<p style="text-align:justify;">Sanal ortamdaki kimliğiniz asla uyumuyor, hiçbir şeyi unutmuyor ve sizin hakkınızda kimi zaman en yakınlarınızın dahi bilmediği bilgileri ifşa ediyor. 2010 yılının en popüler uygulamalarından Foursquare ile anlık olarak gezdiğiniz yerleri sosyal ağlardaki yüzlerce arkadaşınızla anlık olarak paylaşıyorsunuz ama anneniz oralara gittiğinizi belki de bilmiyor.</p>
<p style="text-align:justify;">Bu ortamların tüm nimetlerinden faydalanılması ve paylaşım noktasında cömert davranılması noktasında en ateşli savunuculardan birisi benim. Ancak bu noktada bilgilerinizin kimler tarafından görülebildiği noktasında tüm güvenlik ve gizlilik ayarlarınızı yapmayı ihmal etmeyin. Bunun için zaman ayırın ve resimlerinizi, kişisel bilgilerinizi, bu platformdaki paylaşımlarınızı kimlerin görebileceğini detaylı olarak sınırlandırın. Tüm arkadaş listenizi kategorilendirin, bu sayede tüm tanıdıklarınızı bir arada muhafaza edebilir ve samimiyet seviyenizi ayarlayabilirsiniz. Zaman zaman kendinizi, çalıştığınız kurumu İnternet’te ve sosyal ağlarda aratın ve takip edin.</p>
<p style="text-align:justify;">Unutmayın, İnternet’ten kaçış yok, mühim olan onu sonuna kadar kullanıp mahremiyeti de izin verdiğimiz ölçüde elden bırakmak&#8230;</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/aydinbolkar.wordpress.com/132/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/aydinbolkar.wordpress.com/132/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/aydinbolkar.wordpress.com/132/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/aydinbolkar.wordpress.com/132/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/aydinbolkar.wordpress.com/132/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/aydinbolkar.wordpress.com/132/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/aydinbolkar.wordpress.com/132/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/aydinbolkar.wordpress.com/132/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/aydinbolkar.wordpress.com/132/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/aydinbolkar.wordpress.com/132/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/aydinbolkar.wordpress.com/132/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/aydinbolkar.wordpress.com/132/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/aydinbolkar.wordpress.com/132/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/aydinbolkar.wordpress.com/132/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=aydinbolkar.wordpress.com&amp;blog=5371568&amp;post=132&amp;subd=aydinbolkar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/05/20/sanal-ben-gercek-benden-daha-onemli-hale-mi-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/e26882c977d058a352afefd8abddc769?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">aydinbolkar</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Büyük Hadron Çarpıştırıcısı deneyi</title>
		<link>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/05/05/buyuk-hadron-carpistiricisi-deneyi/</link>
		<comments>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/05/05/buyuk-hadron-carpistiricisi-deneyi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 May 2010 16:00:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>aydinbolkar</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://aydinbolkar.wordpress.com/?p=123</guid>
		<description><![CDATA[Mart ayının son günlerinde, önceden birkaç kez ertelenen, dünyanın oluşumu kabul edilen Büyük Patlama ile ilgili bilinmeyenlerin ortaya çıkarılmasının amaçlandığı İsviçre&#8217;deki CERN Enstitüsü&#8217;ndeki deney başarıyla sonuçlandı. Peki bu deneyle amaçlanan neydi, günlük hayatımızda bu deneyin gerçekleşmesi sonrasında ne değişecekti, bir takım bilim adamlarının iddia ettiği gibi bu deney dünyayı ekseninden kaydırıp felaketlerin sebebi olarak mı&#160;&#8230; <a href="http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/05/05/buyuk-hadron-carpistiricisi-deneyi/">Read&#160;more</a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=aydinbolkar.wordpress.com&amp;blog=5371568&amp;post=123&amp;subd=aydinbolkar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify;">Mart ayının son günlerinde, önceden birkaç kez ertelenen, dünyanın oluşumu kabul edilen <strong>Büyük Patlama</strong> ile ilgili bilinmeyenlerin ortaya çıkarılmasının amaçlandığı İsviçre&#8217;deki CERN Enstitüsü&#8217;ndeki deney başarıyla sonuçlandı.</p>
<p style="text-align:justify;">Peki bu deneyle amaçlanan neydi, günlük hayatımızda bu deneyin gerçekleşmesi sonrasında ne değişecekti, bir takım bilim adamlarının iddia ettiği gibi bu deney dünyayı ekseninden kaydırıp felaketlerin sebebi olarak mı karşımıza çıkacaktı, bu yazımda kısaca bunları tartışacağız.</p>
<p style="text-align:justify;">Dünyanın en büyük bilim projesi olarak gösterilen deney, 5.000 adet mühendisin, 10 yıla yaklaşan çalışmasının ürünü. CERN enstitüsünü, 1996 senesinde, üniversitede iken düzenlenen bir okul gezisinde ziyaret etme fırsatı bulmuştum. Gerçekten çok etkileyici ve adeta dünyevi işlerden tamamen uzak, başka bir boyutta deneylerin gerçekleştirildiği, kainat ile ilgili bir takım sorulara cevapların arandığı bir ortam gibi gelmişti. O dönemde, 1989 yılında üretilmiş olan &#8216;ALEPH&#8217; adındaki çarpıştırıcı ile deneyler yapılıyor ve ATLAS&#8217;ın temelleri atılıyordu.</p>
<p style="text-align:justify;">Bu kadar dünyadan uzak bir ortam gibi görünüyordu dediğime çok kanmayın, size <strong>WWW</strong> olarak bilinen kısaltmalı ilk dünya çapındaki haberleşme ağının temellerinin (günümüzde kısaca İnternet diyoruz:)) bu enstitüde, 1990&#8242;lı yılların başında, kurum içi haberleşmenin iyileştirilmesi ve hızlandırılması amacıyla atılmış olduğunu söylesem, aslında burada yapılan işlerin hayatımıza ne kadar direkt sirayet etme potansiyeline sahip olabileceğini sanırım tahmin edersiniz.</p>
<p style="text-align:justify;">Toplam maliyeti yaklaşık 4 milyar dolar olarak  planlanan, ancak 9 milyar dolara yaklaşan  bütçeli çalışmada dört soruya cevap aranıyor. Higgs bozonunu bulmak, süpersimetrinin sırrını ortaya çıkarmak, madde ve antimaddeyi anlamak ve Büyük Patlama&#8217;dan hemen sonra saniyenin binde birindeki sürede ortaya çıkan şartları yeniden yaratmak.</p>
<p style="text-align:justify;">Bunların ne anlama geldiğini detaylı olarak araştırmak isteyenlere bu konuda Wikipedia&#8217;nın ilgili girdilerini okumalarını önemle tavsiye ederim, ben bu tip bir deney sonucunda ulaşılan sonuçların ve kırılan rekorların, bu alanda da ne kadar hızlı bir ilerlemeyi işaret ettiğine odaklanıyor olacağım.</p>
<p style="text-align:justify;">Büyük hadron çarpıştırıcısı, Fransa ve İsviçre sınırında, yerin 100 metre altında, yaklaşık 4 metre çapında, 27 kilometre uzunluğunda bir tünel ve bu tünelin içerisinde yer alan devasa silindirlerden oluşuyor. Silindirlerin en büyüğü ATLAS, 25 metre boyunda ve yaklaşık 7.000 ton ağırlığında . Bu tünel içerisine &#8216;hadron&#8217; ailesine mensup hidrojen protonları ışık hızına çok yakın bir değerle fırlatıldı ve tünelin içinin de bilinen en düşük hava sıcaklığına (Yaklaşık -273 derece, 0 Kelvin) indirilmesiyle birlikte bu parçacıkların çarpıştırılmasıyla oluşan verilerin toplanması sağlandı. Saniyede oluşan 1 milyar çarpışma sonucunda güneşten binlerce kat daha yüksek sıcaklıklara erişilmesi sağlandı.</p>
<p style="text-align:justify;">Deney, Resmi olarak Eylül 2008&#8242;de başladı. Bir takım teknik aksaklıklar nedeniyle 2 kez kesintiye uğrayan çalışmalarda, deneyin başlamasından yaklaşık 1 yıl sonra (Kasım 2009) 1,18 TeV (TeraElectronVolt) enerji yaratılarak, sekiz yıllık bir rekor kırılmış oldu. Bundan önceki rekor, 0,98 TeV ile Amerikalı bir çarpıştırıcıya aitti. Bu rekorun kırılmasından sadece 4 ay sonra, toplamda 7TeV&#8217;lik enerjiye ulaşıldı.</p>
<p style="text-align:justify;">Hollywood film yapımcıları ve dizi yapımcıları, bu deneyi hiç vakit kaybetmeden senaryolarında kullandı. Dan Brown&#8217;un sinemaya da uyarlanan &#8216;Melekler ve Şeytanlar&#8217; filminde, CERN&#8217;de yaratılan antimaddenin Vatikan&#8217;a saldırı yapmak için kullanılacağı iddia ediliyordu.</p>
<p style="text-align:justify;">Aynı şekilde, şu aralar çok popüler olan FlashForward dizisinde de, hadron çarpıştırıcısında ortaya çıkması beklenen Higgs bozonunun arayışını konu ediyor ve bunun için yapılan deneylerin, 2 dakika 17 saniye süren kararmaya sebep olduğu iddia ediliyor.</p>
<p style="text-align:justify;">1995 yılında çekilen, Sandra Bullock&#8217;un başrolünü oynadığı &#8216;The Net&#8217; veya 2002 yılında çekilen, Tom Cruise&#8217;un başrolünü oynadığı Minority Report filminde gördüğümüz, o günün teknolojilerine göre bilim kurgu olarak gelen herşeyi şu anda günlük hayatımızda kullanıyoruz ve oldukça da kanıksamış durumdayız. Kimbilir, belki bir grup dahinin, dünyanın sırlarını araştırırken karşılaşacakları bir olgu, hayatımızın bundan sonraki 20 yılını şekillendiriyor olabilir&#8230;</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/aydinbolkar.wordpress.com/123/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/aydinbolkar.wordpress.com/123/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/aydinbolkar.wordpress.com/123/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/aydinbolkar.wordpress.com/123/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/aydinbolkar.wordpress.com/123/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/aydinbolkar.wordpress.com/123/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/aydinbolkar.wordpress.com/123/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/aydinbolkar.wordpress.com/123/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/aydinbolkar.wordpress.com/123/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/aydinbolkar.wordpress.com/123/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/aydinbolkar.wordpress.com/123/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/aydinbolkar.wordpress.com/123/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/aydinbolkar.wordpress.com/123/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/aydinbolkar.wordpress.com/123/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=aydinbolkar.wordpress.com&amp;blog=5371568&amp;post=123&amp;subd=aydinbolkar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/05/05/buyuk-hadron-carpistiricisi-deneyi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/e26882c977d058a352afefd8abddc769?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">aydinbolkar</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Developer Preview, developer olanlar içinmiş&#8230;:)</title>
		<link>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/04/12/developer-preview-developer-olanlar-icinmis/</link>
		<comments>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/04/12/developer-preview-developer-olanlar-icinmis/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Apr 2010 06:29:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>aydinbolkar</dc:creator>
				<category><![CDATA[apple]]></category>
		<category><![CDATA[iPhone]]></category>
		<category><![CDATA[iPhone OS4]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://aydinbolkar.wordpress.com/?p=60</guid>
		<description><![CDATA[Steve Jobs&#8217;un geçtiğimiz Perşembe günü iPhone OS4&#8242;ü duyurmasının hemen ardından, ne yapıp edip kullanmaya başlamalıyım düşüncesiyle telefonuma Cumartesi günü OS4&#8242;ü kurdum. Yaklaşık 30 saat sonrasında, şu anda 3.1.3 versiyonuna geri dönüyorum, bu yazımda kısaca yenilikler hakkında kullanıcı gözünden tecrübelerimi bulacaksınız. Sonda söyleneceği başta söyleyeyim, bence yaz ortasından itibaren mobil telefon dünyasında çok güzel bir dönem&#160;&#8230; <a href="http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/04/12/developer-preview-developer-olanlar-icinmis/">Read&#160;more</a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=aydinbolkar.wordpress.com&amp;blog=5371568&amp;post=60&amp;subd=aydinbolkar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify;">Steve Jobs&#8217;un geçtiğimiz Perşembe günü iPhone OS4&#8242;ü duyurmasının hemen ardından, ne yapıp edip kullanmaya başlamalıyım düşüncesiyle telefonuma Cumartesi günü OS4&#8242;ü kurdum.</p>
<p style="text-align:justify;">Yaklaşık 30 saat sonrasında, şu anda 3.1.3 versiyonuna geri dönüyorum, bu yazımda kısaca yenilikler hakkında kullanıcı gözünden tecrübelerimi bulacaksınız.</p>
<p style="text-align:justify;">Sonda söyleneceği başta söyleyeyim, bence yaz ortasından itibaren mobil telefon dünyasında çok güzel bir dönem başlıyor, sonbaharda da iPad, iPhone OS4&#8242;e kavuşunca Laptop üreticilerinin canı oldukça sıkılacağa benziyor.</p>
<p style="text-align:justify;">Yazımı, Steve Jobs&#8217;un sunumunda bahsettiği 7 büyük konu ile sınırlı tutacağım, bu yedi konudan iBook Store, iAd ve arka planda çalışmasına izin verilen servisler konusu test edilebilir durumda olmadığı için detay veremiyorum.</p>
<p style="text-align:justify;"><a href="http://aydinbolkar.files.wordpress.com/2010/04/img_0007.png"><img class="alignleft size-medium wp-image-65" title="iPhone OS4 Folders - 1" src="http://aydinbolkar.files.wordpress.com/2010/04/img_0007.png?w=200&#038;h=300" alt="" width="200" height="300" /></a><a href="http://aydinbolkar.files.wordpress.com/2010/04/img_0008.png"><img class="size-medium wp-image-66 alignleft" title="iPhone OS4 Preview - Folders - 2" src="http://aydinbolkar.files.wordpress.com/2010/04/img_0008.png?w=200&#038;h=300" alt="" width="200" height="300" /></a></p>
<p style="text-align:justify;">
<p style="text-align:justify;">
<p style="text-align:justify;">
<p style="text-align:justify;">
<p style="text-align:justify;">
<p style="text-align:justify;">
<p style="text-align:justify;">
<p style="text-align:justify;">
<p style="text-align:justify;">
<p style="text-align:justify;">
<p style="text-align:justify;">
<p style="text-align:justify;"><strong>Multitasking</strong> &#8211; Tam söylendiği gibi, çok kullanıcı dostu ve başarılı olmuş. Hali hazırda yalnızca iPhone içindeki native yazılımlar tarafından desteklendiği için bir çok yazılımla çalışırken problem yaşatıyor ama yazılım geliştiriciler adaptasyonu gerçekleştirdiklerindegüzel bir tecrübe olacaktır. Arka tarafta çalışan uygulama sınırı veya bu uygulamalara arka planda çalışma izni verilip verilmemesi gibi &#8216;Notifications&#8217; bölümü benzeri bir kısmın olup olmayacağını şu anda bilmiyorum ama bellek yönetimive kullanım kolaylığı anlamında faydalı olacağını düşünüyorum.</p>
<p style="text-align:justify;"><strong>Folders</strong> &#8211; Tek kelimeyle harika. İlk başta uygulama ikonlarını üst üste getirmeye çalışınca kaçışan ikonlara bir süre sonra alışılıyor. Özellikle alt kısımda bulunan 4 adet uygulama kısayolundan birini folder yaptığınızda anasayfanız daha zengin bir hal alıyor. (Bkz. Resim)</p>
<p style="text-align:justify;"><strong>Wallpaper</strong> &#8211; Çok basit bir uygulama değişikliği ancak bir kez set edilen arkaplan resmini iptal etmenin yolunu bulamadım, en fazla düz siyah bir resmi wallpaper olarak atayabilirsiniz. Kullanışlı, ancak Google Nexus One&#8217;da olduğu gibi panoramik bir fotoğrafı yayarak da kullandırmak enteresan olabilirdi.</p>
<p style="text-align:justify;"><strong>Daha iyi bir Mail uygulaması</strong> &#8211; Birden fazla Exchange hesabının tanıtılmasını sprunsuz gerçekleştirdim. Gmail hesabı bağlandığında artık kişiler ve takvim de otomatik olarak senkronize edilebiliyor, ayrıca CalDAV ayarı yapılmasına gerek kalmıyor. Ayrıca toplantılarda, davet edilen kişilerin katılıp katılmayacakları ufak işaretlerle belirtiliyor. Tüm mesajların tek bir posta kutusuna düşmesi de güzel bir düşünce ancak farklı hesapların ufak bir icon ile gösterilmesi daha kullanışlı olabilirdi. Aynı yazışmanın içeriğindeki mesajların toplu bir şekilde gösterilmesi alışkanlık gerektiren pratik bir özellik.</p>
<p style="text-align:justify;">Kısacası, Apple hiç boş durmuyor.</p>
<p style="text-align:justify;">Tüm mobil iletişim dünyasını ele geçirmek gibi bir niyeti ise yok, aksi takdirde bunu tek bir cihazla yapması pek mümkün gözükmüyor.</p>
<p style="text-align:justify;">iPhone OS4&#8242;ü sadece denemek için benim gibi kurmanızı tavsiye etmem çünkü geri döndürmek düşündüğünüz kadar kolay olmayabiliyor.</p>
<p style="text-align:justify;">Bu konuda bulabildiğim tek düzgün kaynak şu şekilde: <a title="iPhone OS4'den geri dönmek için" href="http://bit.ly/avKQB6" target="_blank">http://bit.ly/avKQB6</a> (<em>Güncelleme</em> &#8211; 12.04.2010 &#8211; 10.05 &#8211; Windows&#8217;da çalıştırdım, problemsiz olarak geri dönmeyi becerdim, şu anda uygulamaları indiriyorum.)</p>
<p style="text-align:justify;">Kolay gelsin&#8230;</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/aydinbolkar.wordpress.com/60/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/aydinbolkar.wordpress.com/60/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/aydinbolkar.wordpress.com/60/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/aydinbolkar.wordpress.com/60/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/aydinbolkar.wordpress.com/60/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/aydinbolkar.wordpress.com/60/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/aydinbolkar.wordpress.com/60/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/aydinbolkar.wordpress.com/60/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/aydinbolkar.wordpress.com/60/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/aydinbolkar.wordpress.com/60/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/aydinbolkar.wordpress.com/60/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/aydinbolkar.wordpress.com/60/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/aydinbolkar.wordpress.com/60/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/aydinbolkar.wordpress.com/60/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=aydinbolkar.wordpress.com&amp;blog=5371568&amp;post=60&amp;subd=aydinbolkar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/04/12/developer-preview-developer-olanlar-icinmis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/e26882c977d058a352afefd8abddc769?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">aydinbolkar</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://aydinbolkar.files.wordpress.com/2010/04/img_0007.png?w=200" medium="image">
			<media:title type="html">iPhone OS4 Folders - 1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://aydinbolkar.files.wordpress.com/2010/04/img_0008.png?w=200" medium="image">
			<media:title type="html">iPhone OS4 Preview - Folders - 2</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Bir tehcir hikayesi</title>
		<link>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/03/17/bir-tehcir-hikayesi/</link>
		<comments>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/03/17/bir-tehcir-hikayesi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 14:00:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>aydinbolkar</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://aydinbolkar.wordpress.com/?p=121</guid>
		<description><![CDATA[1993 senesiydi sanırım. O zamanın en iyi konfigürasyonu olan 486 DX-2 66 Mhz makinamı, 1.500 Dolar gibi bir para ödeyip satın alırken, bütçemi daha fazla aşmamak için önümde çok çetin bir seçim vardı. Ya tek hızlı bir CD-ROM alacaktım, ya da bilgisayarın 4 MB olan RAM hafızasını 8 MB’a çıkaracaktım. Bilgisayar satıcısının bana yardımcı olmak&#160;&#8230; <a href="http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/03/17/bir-tehcir-hikayesi/">Read&#160;more</a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=aydinbolkar.wordpress.com&amp;blog=5371568&amp;post=121&amp;subd=aydinbolkar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify;">1993 senesiydi sanırım. O zamanın en iyi konfigürasyonu olan 486 DX-2 66 Mhz makinamı, 1.500 Dolar gibi bir para ödeyip satın alırken, bütçemi daha fazla aşmamak için önümde çok çetin bir seçim vardı. Ya tek hızlı bir CD-ROM alacaktım, ya da bilgisayarın 4 MB olan RAM hafızasını 8 MB’a çıkaracaktım. Bilgisayar satıcısının bana yardımcı olmak için söyledikleri halen aklımda: <strong><em>“Bence RAM al, CD-ROM’un fiyatı düşebilir veya daha hızlı modelleri ortaya çıkabilir ama RAM fiyatlarında önümüzdeki on sene MB başına 50 Dolar’ın altını görmez&#8230;”</em></strong></p>
<p style="text-align:justify;">Şu anda o bilgisayar firması ne yapıyor bilmiyorum ama umarım sermayesini RAM hafızaya yatırmamıştır, zira 1993 senesinde 50 Dolar’a ancak 1 MB hafızaya sahip olabiliyorken, on sene sonra, 2003 senesinde aynı para ile neredeyse bin katı kadar (1 GB) hafızaya sahip olabiliyordunuz.</p>
<p style="text-align:justify;">Bilgisayarıma o zaman için küçük bir servet yatırdıktan sonra bir heves ile eve getirip bağlantılarını yapıp çalıştırdığımda kısa süren bir açılış seremonisi sonrasında ekranda beliren “<strong>C:\\</strong>” yazısı ile başbaşa kalmış ve uzun süre ne yapacağımı bilememiştim.</p>
<p style="text-align:justify;">Microsoft Windows ile tanışmam tam bu dönemlere denk gelir. O zamanın en gelişmiş işletim sistemi olan Windows 3.0, sonrasında 3.1, network özellikleri olan 3,11 for Workgroups ve nihayet, bilgisayar dünyasında devrim yaratan Windows 95. İnternet’in ilk dönemlerinde, yurt dışından gelen bir misafirimin, evimizdeki yavaş dial-up İnternet bağlantısını görüp : <strong><em>”İnternet’te sayfaların yüklenmesini beklemek, duvardaki boyanın kurumasını izlemeye benziyor”</em></strong> benzeri hakaretamiz (!) esprilerine maruz kaldığımız zamanlar oldukça geride kaldı.</p>
<p style="text-align:justify;">Geçen dönemde, neredeyse tüm Windows sürümlerini kullandım. Bilgisayarlar ile çalıştığım bir dönemde de kullanma fırsatı bulduğum sunucu sürümleri dahil her sürüm bende hep <strong><em>‘çöktü, çökecek’</em></strong> izlenimi vermişti. 2000 senesinde piyasaya sürülen <em>‘Millenium Edition’</em> ve üç sene önce teknoloji dünyasına bir ceza gibi sunulan <em>‘Vista’</em> versiyonları dışında her bir sürümünü kurdum, kaldırdım, çalıştırdım, kurcaladım, tamir ettim ve bozdum.</p>
<p style="text-align:justify;">Bilgisayarınızı aldığınız ilk günü hatırlayın, herşey uyumlu çalışır, bilgisayarınız fare ve klavyenin tüm komutlarına hiç koşulsuz anında karşılık verir. Genelde problem, işletim sistemi üzerine kurup kaldırdığınız program sayısı arttıkça geride kalan tortuların sisteminiz üzerinde bıraktığı yavaşlık ve belirsizlik hissi, normal bir kullanıcının yaklaşık senede bir kez bilgisayarcısının yolunu tutup ‘format attırmak’ eylemini gerçekleştirmesi ile, benim gibi biraz daha meraklı kullanıcıların ise altı ayda bir sistemlerini baştan kurmaları ile sonuçlanmaktadır.</p>
<p style="text-align:justify;">Aslında Microsoft’un da bu durumda çok fazla suçu yoktu bence. Dünyanın en yaygın kullanılan işletim sistemini yaratıyorlardı, binlerce farklı model ve marka PC ile uyumlu çalıştırmak zorundaydılar. Aynı şekilde, dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca yazılım geliştiricinin, çok farklı amaçlarla geliştirdiği yazılımları Windows altyapıları üzerinde çalışıyor. Microsoft’un burada en büyük hatası, her yeni çıkardıkları sistemi, eski sürümleri ile uyumlu çalıştırma sevdası idi. Ticari kaygılardan dolayı sarfettiği çabalar hem yeni çıkan sistemin özgün olmasını engelliyor hem de eski sistemlerin zayıf yanlarının aynen yeni sürümlere taşınmasına sebep oluyor.</p>
<p style="text-align:justify;">Microsoft’un özellikle Windows ürünüyle bir dargın bir barışık hikayem 16 yıl sürdü. Bu zaman zarfında onu sayısız defa bırakmayı denedim. Kimi zaman bir Linux sürümüne kaptırdım kendimi, Ubuntu, Mandrake, RedHat ve adını hatırlamadığım bir sürü farklı sistemle çalışmaya başladım ama hep karşıma çıkan bir ofis dosyası, bir video dosyası, bir resim dosyası veya çok sevdiğim bir şarkının sadece Windows ile çalışabilen formatları çıktı ben de Windows’a geri döndüm.</p>
<p style="text-align:justify;">Yaklaşık 7 senedir, Windows’un sürprizi fazla olmayan ve en güvenliri versiyonu diyebileceğim Windows XP kullanıyordum. İki üç günde bir baştan başlatma zorunluluğu ve arada bir karşıma çıkan ‘ölümcül mavi ekran (BsoD – Blue Screen of Death)’ dışında gayet düzgün bir mantık birlikteliğimiz vardı&#8230;</p>
<p style="text-align:justify;">Ta ki bundan 2 sene evvel Apple Mac OS X ile tanışıncaya kadar&#8230;</p>
<p style="text-align:justify;">Apple, Mac OS X işletim sistemi ile önceden kullandığı altyapıyı tamamen terk etmiş ve 2006 senesi sonunda, yeni bilgisayarlarını, dünyanın en büyük çip üreticisi olan Intel’in Apple için özel ürettiği işlemcileri ile çalıştıracağını duyurmuştu. Bundan önce IBM ve Motorola’nın Apple için ürettiği PowerPC işlemcileri ile çalışan yazılımlar bilgisayar dünyasında bambaşka bir akımı temsil ediyor ve çok niş bir pazara hitap ediyorlardı.</p>
<p style="text-align:justify;">Tüm sürümlerine yırtıcı kedi isimleri vermeyi adet edinen Apple firması, Çita, Puma, Jaguar, Panter, Kaplan ve Leopar sürümlerinden sonra piyasaya sürdüğü Kar Leoparı (Snow Leopard), veya teknik adıyla 10.6 sürümü ile sadece Intel platformunu destekleyeceğini duyurdu.</p>
<p style="text-align:justify;">Ben de 2010 yılı başı itibarı ile Mac’e geçtim, bir anlamda teknolojik bir tehcir yaşamış oldum. Tek kelimeyle çok tatminkar bir tecrübe olduğunu söyleyebilirim. Bilgisayarla daha fazla şey yapbildiğinizi hissettiren, sezgisel kullanım özelliklerine sahip, oldukça kolay ve uyumlu bir çalışma ortamı.</p>
<p style="text-align:justify;">Microsoft’un vazgeçemediğim tek yazılımı olan Microsoft Office paketi ise Mac uyumlu olarak da üretiliyor.</p>
<p style="text-align:justify;">Çok büyük bir değişiklik olmazsa bundan sonra bir daha Windows’a döneceğimi sanmıyorum ancak Microsoft’un Office 2010 Mac uyumlu versiyonunu da dört gözle bekliyorum&#8230;</p>
<p style="text-align:justify;">&nbsp;</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/aydinbolkar.wordpress.com/121/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/aydinbolkar.wordpress.com/121/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/aydinbolkar.wordpress.com/121/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/aydinbolkar.wordpress.com/121/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/aydinbolkar.wordpress.com/121/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/aydinbolkar.wordpress.com/121/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/aydinbolkar.wordpress.com/121/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/aydinbolkar.wordpress.com/121/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/aydinbolkar.wordpress.com/121/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/aydinbolkar.wordpress.com/121/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/aydinbolkar.wordpress.com/121/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/aydinbolkar.wordpress.com/121/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/aydinbolkar.wordpress.com/121/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/aydinbolkar.wordpress.com/121/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=aydinbolkar.wordpress.com&amp;blog=5371568&amp;post=121&amp;subd=aydinbolkar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/03/17/bir-tehcir-hikayesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/e26882c977d058a352afefd8abddc769?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">aydinbolkar</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>iPad</title>
		<link>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/02/17/ipad/</link>
		<comments>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/02/17/ipad/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Feb 2010 15:00:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>aydinbolkar</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://aydinbolkar.wordpress.com/?p=118</guid>
		<description><![CDATA[27 Ocak’ta, teknoloji dünyasının çok uzun süredir beklediği, 2010 senesine damgasını vuracağı düşünülen tablet bilgisayarların Apple tarafından hazırlanan hali iPad görücüye çıktı. Buruk karşılanan iPad, aslında Apple’ı takip eden teknoloji meraklılarının standartları ne kadar yukarıya koyduklarının bir kanıtı idi. Bu cihaz 3 sene evvel, iPhone’dan önce tanıtılmış olsa yer yerinden oynar ve Apple hisseleri tavan&#160;&#8230; <a href="http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/02/17/ipad/">Read&#160;more</a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=aydinbolkar.wordpress.com&amp;blog=5371568&amp;post=118&amp;subd=aydinbolkar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify;">27 Ocak’ta, teknoloji dünyasının çok uzun süredir beklediği, 2010 senesine damgasını vuracağı düşünülen tablet bilgisayarların Apple tarafından hazırlanan hali <strong>iPad</strong> görücüye çıktı.</p>
<p style="text-align:justify;">Buruk karşılanan iPad, aslında Apple’ı takip eden teknoloji meraklılarının standartları ne kadar yukarıya koyduklarının bir kanıtı idi.</p>
<p style="text-align:justify;">Bu cihaz 3 sene evvel, iPhone’dan önce tanıtılmış olsa yer yerinden oynar ve Apple hisseleri tavan yapardı. Ancak bu sefer, iPad’in duyurulduğu saatlerde hisseler aşağıya doğru hafif hafif salınıyordu.</p>
<p style="text-align:justify;">Geçen iki hafta zarfında tüm blog ve haber siteleri, televizyon haberleri, teknoloji meraklıları için bir çok değerlendirme, eleştiri ve övgü yayınladılar. Bu yazıda da benim taraflı değerlendirmemi bulacaksınız.</p>
<p style="text-align:justify;">Apple, iPhone ile akıllı telefon pazarını yeniden yarattıktan ve hayatımıza AppStore’u soktuktan sonra, bu kavramı bilgisayar ortamına taşımanın yollarını arıyordu. AppStore, 2008 ortalarında ortaya çıktı ve dünyadaki tüm yazılımcılara iPhone üzerinde çalışacak uygulamaları geliştirme ve dağıtımını yapabilecek bir platform sunuyor. Apple, bu platformun tüm işletmeciliğini yapıyor ve bu ortama gönderilen uygulamaların uygunluğunu test ettikten sonra yayınlıyor. Facebook, Twitter gibi sosyal medya araçlarından haber uygulamalarına, oyunlardan GPS navigasyon yazılımlarına kadar 140.000’den fazla uygulama AppStore’da yer alıyor. Bu yazılımlar, ücretsiz olabildiği gibi, paralı da olabiliyor ve uygulamayı geliştiren firma veya kişiye çok büyük gelir kapıları açıyor. Apple, bu kanaldan elde edilen gelirin %70’lik kısmını yazılımcıya bırakırken, Appstore’un tüm altyapı maliyetlerini, gelirden elde ettiği %30 pay ile karşılıyor.</p>
<p style="text-align:justify;">Telefonlarınıza ne tip programlar yüklediniz bilmiyorum ama bundan 3 sene evveline kadar bir program yüklemek, hele bu programa bir de para vermek oldukça meşekkatli bir süreçti. Appstore’da yer alan 140.000 adet uygulama ise bugüne kadar toplamda 3 milyardan fazla kez indirilmiş. Bu demek oluyor ki, yaklaşık 75 milyon adet (iPhone ve iPod Touch) cihazda ortalama 40 adet uygulama bulunuyor.</p>
<p style="text-align:justify;"><strong>Ekran Boyu:</strong></p>
<p style="text-align:justify;">Neyse; iPad’e geri dönecek olursak, Apple, hali hazırda var olan tüm uygulamaların anında iPad’de çalışmasını mümkün kılarak, büyük bir miktar satışını garanti altına aldı. Ancak çözünürlük anlamında şu anda neredeyse yol olmaya yüz tutan 4:3 oranlı bir ekran yarattı. Bildiğini gibi artık çoğu televizyonlar ve bilgisayar monitörleri 16:9 üretiliyor. iPad’de 4:3 oranlı, yaklaşık 10 inch büyüklüğünde bir ekran seçilmesinin tek sebebi bence küçük kardeşi iPhone için hazırlanan uygulamalara uyumlu olmasıydı&#8230;</p>
<p style="text-align:justify;"><strong>E-kitap:</strong></p>
<p style="text-align:justify;">Ocak ayında Las Vegas’ta gerçekleştirilen CES fuarı hakkında yazdığım yazıda, bu senenin önemli trendlerinden birinin e-kitaplar olacağından bahsetmiştim. iPad, bu öngörümü doğrulayan bir bir şekilde, Amerika’nın önde gelen beş kitabevinin yayınlarının online olarak satın alınabildiği iBooks Store tanıtımını da aynı sunumda gerçekleştirdi. Şu an için yalnızca Amerika’da geçerli olan iBooks Mağazası, umarım Türkiye’nin de ileri gelen yayımcılarının katkısı ile buralara kadar ulaşır.</p>
<p style="text-align:justify;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align:justify;"><strong>Ön tarafında kamera eksik:</strong></p>
<p style="text-align:justify;">iPad’in videolarını ve sunumunu izlediğinizde, tüm kullanım özelliklerine ilave olarak, “<em>Videolu görüşme de olsa çok güzel olurdu</em>” demeden edemiyorsunuz. Ancak bu da cihazın ilk versiyonunda karşımıza bir eksik olarak çıkıyor.</p>
<p style="text-align:justify;"><strong>İnternet Tarayıcı ve Flash desteği:</strong></p>
<p style="text-align:justify;">iPhone ile İnternet’te gezinti yapmak istediğinizde içinde yüklü Safari tarayıcısı ile kısıtlı durumdasınız. Safari, bir çok açıdan tüm İnternet siteleri ile uyumlu çalışıyor olsa da, Firefox veya Google Chrome gibi daha çok özelliği bulunan ve hızlı tarayıcılara karşı günden güne popülaritesini yitiriyor.</p>
<p style="text-align:justify;">Apple’ın Appstore üzerinde kendi uygulamalarına direkt rakip uygulamaların yayınlanmayacağına dair bir kuralı var. Mobil internet tarayıcı pazarında çok popüler olan Opera’nın iPhone versiyonu da bu yüzden bulunmuyor.</p>
<p style="text-align:justify;">Bu firmalara fırsat verilirse iPad için uygulamalarını adapte etmek isteyeceklerine şüphem yok ayrıca bunun kullanımı arttırıcı bir unsur olacağını da düşünüyorum. Ancak Apple’ın bu konuda nasıl bir tutum sergileyeceğini hep birlikte göreceğiz.</p>
<p style="text-align:justify;">Önemli bir diğer konu da, İnternet’te oldukça popüler olan Flash desteğinin iPhone’dan sonra, iPad’de de bulunmaması. Bir çok film sitesi ve oyun sitesi bu nedenle iPad ile kullanılamayacak gibi duruyor. Ancak HTML5 adı verilen yeni bir standart ile bunun da önüne geçileceği düşünülüyor, belki iPad bunun hızlandırılmasında öncü olur.</p>
<p style="text-align:justify;"><strong>Ofis Yazılımları:</strong></p>
<p style="text-align:justify;">Apple, PC’de kullandığımız Word, Excel ve Powerpoint yazılımlarının iPad versiyonlarını (iWork) toplam 30 dolara satacağını duyurdu. Kullanımı çok çekici gözüken uygulamalara acaba Microsoft’tan rakip gelir mi, ne dersiniz? Word, Excel ve Powerpoint programlarını iPad’de kullanabilmek ilginç olurdu&#8230;</p>
<p style="text-align:justify;">Cihaz üzerinde telefon görüşmelerinin yapılamıyor olması, aynı anda birden fazla uygulama çalıştırma (multi-tasking) özelliğinin bulunmaması gibi bir takım şikayet ve taleplerin, cihazın ilerleyen güncelleme sürümlerinde iyileştirileceğini düşünüyorum. Bunlar ilk versiyon olmanın zorlukları&#8230;</p>
<p style="text-align:justify;">Aslında, iPad duyurulduktan bir gün sonra, İnternet dünyasında oldukça fazla takipçisi olan İsrail’li blog yazarı Orli Yakuel’in Twitter’da yazdığı tamamiyle benim de fikirlerimle örtüşüyor: “<em>Everybody is bitching about the iPad, but you know you’ll buy one!!!</em>” (Herkes iPad hakkında şikayet ediyor, ancak biliyorsunuz ki satın alacaksınız&#8230;)</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/aydinbolkar.wordpress.com/118/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/aydinbolkar.wordpress.com/118/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/aydinbolkar.wordpress.com/118/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/aydinbolkar.wordpress.com/118/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/aydinbolkar.wordpress.com/118/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/aydinbolkar.wordpress.com/118/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/aydinbolkar.wordpress.com/118/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/aydinbolkar.wordpress.com/118/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/aydinbolkar.wordpress.com/118/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/aydinbolkar.wordpress.com/118/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/aydinbolkar.wordpress.com/118/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/aydinbolkar.wordpress.com/118/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/aydinbolkar.wordpress.com/118/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/aydinbolkar.wordpress.com/118/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=aydinbolkar.wordpress.com&amp;blog=5371568&amp;post=118&amp;subd=aydinbolkar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/02/17/ipad/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/e26882c977d058a352afefd8abddc769?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">aydinbolkar</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>2009’un kazananları, kaybedenleri&#8230;</title>
		<link>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/01/27/2009%e2%80%99un-kazananlari-kaybedenleri/</link>
		<comments>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/01/27/2009%e2%80%99un-kazananlari-kaybedenleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 13:00:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>aydinbolkar</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://aydinbolkar.wordpress.com/?p=116</guid>
		<description><![CDATA[Aslında 2009 yılı bittikten sonrası yazımı daha önce yayınlamalıydım ama CES 2010 fuarı araya girince, fuar yazısının daha güncel olarak yayınlanması gerektiğini düşünüp bu yazıyı biraz erteledik. 2009 yılı, Türkiye’de de olduğu gibi tüm dünyada 2008’in sonunda başlayan ekonomik krizin etkilerinin anlaşılması ve giderilmesine çalışıldığı bir sene oldu. Teknoloji arenasında ise bu durum, emekleme aşamasında&#160;&#8230; <a href="http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/01/27/2009%e2%80%99un-kazananlari-kaybedenleri/">Read&#160;more</a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=aydinbolkar.wordpress.com&amp;blog=5371568&amp;post=116&amp;subd=aydinbolkar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify;">Aslında 2009 yılı bittikten sonrası yazımı daha önce yayınlamalıydım ama CES 2010 fuarı araya girince, fuar yazısının daha güncel olarak yayınlanması gerektiğini düşünüp bu yazıyı biraz erteledik.</p>
<p style="text-align:justify;">2009 yılı, Türkiye’de de olduğu gibi tüm dünyada 2008’in sonunda başlayan ekonomik krizin etkilerinin anlaşılması ve giderilmesine çalışıldığı bir sene oldu.</p>
<p style="text-align:justify;">Teknoloji arenasında ise bu durum, emekleme aşamasında olan ve yatırım bekleyen yeni oluşumların hızlarının kesilmesine sebep oldu.</p>
<p style="text-align:justify;">Krize nakitte girmeyi başarmış olan şirketler, 2009’u başarılı geçirdiler. Şimdi gelin kısaca bunlardan bir kaçına bakalım&#8230;</p>
<ol style="text-align:justify;">
<li><strong><em>Oracle</em></strong>: Silikon Vadisi’nin en eski oyuncularından biri olan Larry Ellison’un şirketi <strong>Oracle</strong>, rotasını uzun süreden beri kurumsal uygulamalara doğru çevirmişti. Dünyanın en gelişmiş veritabanı yazılımlarını üreten firmasının aynı zamanda en iyi iş uygulamalarını da üretir hale gelmesi için cesur ve önemli satın almalar gerçekleştirmiş ve <strong>Peoplesoft, JD Edwards, Siebel</strong> gibi bir çok önemli CRM ve ERP yazılım üreticisini geçmiş dönemde bünyesine katmıştı.</li>
</ol>
<p style="text-align:justify;"><strong>Oracle</strong>, 2009 yılında bence tarihinin en stratejik satınalmasını gerçekleştirdi ve <em>Java</em> programlama dilinin yaratıcısı, aynı zamanda Internet’te en yaygın kullanılan veritabanı yazılımı olan <strong>MySQL</strong>’in de sahibi olan <strong>SUN</strong> firmasını 7,4 milyar dolar gibi rekor bir fiyatla <strong>IBM</strong>’in elinden kaptı ve yazılım alanındaki diğer büyük bir rakibi olan <strong>SAP</strong> firmasına karşı büyük bir avantaj sağladı.</p>
<p style="text-align:justify;">2010 yılının başında satınalma işlemi Avrupa’daki rekabet komisyonu tarafından onaylanan <strong>Oracle</strong>’ın bundan sonraki hareketlerini merakla bekliyorum.</p>
<ol style="text-align:justify;">
<li><strong><em>Cisco</em></strong><em> <strong>Systems</strong></em>: 1984 yılında, bilgisayar mühendisi evli bir çift tarafından kurulan ve Stanford Üniversitesi’ndeki odaları arasında bilgisayardan haberleşmek için geliştirdikleri sistemleri yaygınlaştıran firma şu anda dünyanın en büyük teknoloji firmalarından biri. Adını, San Francisco kentinden alan <strong>Cisco</strong>, 2009 senesinde önemli satınalmalar gerçekleştirdi. Bunlardan ilki, belki 24 dizisinde örneğini gördüğünüz, dünyanın en gerçek hissi veren video konferans çözümü olan <em>TelePresence</em> ürünü ile ilgili en büyük rakibi konumundaki Norveç’li <strong>Tandberg</strong> firmasını 3,4 milyar dolar ödeyerek satın aldı ve bu alandaki liderliğini sağlamlaştırdı. Tandberg satınalmasına ilave olarak mobil iletişim alanında faaliyet gösteren <strong>Starent Networks</strong> ve <em>Flip</em> adlı kamera ile yüksek çözünürlüklü kamera alanında kendine bir segment yaratan <strong>Pure Digital</strong> firmasını satın alarak nakit avantajını iyi kullandı ve 2009’un kazananları arasına girdi.</li>
</ol>
<p style="text-align:justify;">Satınalmalar açısından öne çıktığını düşündüğüm bu iki firma dışında, 2009 senesinde yaptıkları ataklarla büyümesini sürdüren firmalar arasında <strong>Adobe</strong>, <strong>Google</strong>, <strong>IBM</strong>, <strong>Dell</strong>, <strong>Intel</strong> gibi firmaları sayabiliriz. <strong>HP</strong>, geçtiğimiz sene yaptığı <strong>EDS</strong> satın alması sonrasında güçlendiği hizmet alanına ilave olarak, 2009 yılında da <strong>3COM</strong>’u satın alarak ağ çözümleri tarafında Cisco’ya karşı elini güçlendirmek konusunda önemli bir adım attı.</p>
<p style="text-align:justify;">2009 yılında mobil iletişim alanında kazananlar <strong>Google</strong> ve <strong>Apple</strong> idi. <strong>Google</strong>, 2008 yılı ortalarında, akıllı telefonlar için bir oluşum gerçekleştirdiğini duyurdu. <em>Android</em> adını verdiği bu oluşum, <strong>Motorola</strong> başta olmak üzere bir çok cep telefonu üreticisi firmanın dikkatini çekti ve ardı ardına Android işletim sistemli telefonlar piyasaya çıktı. <strong>Apple</strong> ise; son <em>iPhone</em> modeli <em>3GS</em>’yi duyurdu ve akıllı telefonlar alanındaki liderliğe giden yolda emin adımlarla ilerlemeye devam etti.</p>
<p style="text-align:justify;">2009’un diğer kazananları <strong>Facebook</strong> ve <strong>Twitter</strong> idi. <strong>Facebook</strong>, 2009 yılı başında, arayüz dilinin yerel dillere çevrilmesi için bir duyuru yayınladı. Buna göre, kendi üyelerinden yardım isteyen <strong>Facebook</strong>, ardı ardına yeni dillerde hizmet vermeye başlayarak, yabancı lisanı kendilerine bir bariyer olarak gören çok önemli bir kullanıcı kitlesini kendine çekmiş oldu. <strong>Facebook</strong>, 2009 yılı sonu itibarı ile 350 milyon abonesi ile dünyanın en kalabalık üçüncü ülkesinden daha fazla aboneye sahip.</p>
<p style="text-align:justify;">Buna bağlı olarak, 2009 yılı gerçek zamanlı web (<em>real-time web</em>) olarak adlandırılan, <strong>Twitter.com</strong>’un başını çektiği, ‘Bir bilginin oluşturulduğu anda erişilebilir olması’ şeklinde açıklanabilecek teknolojilerin zirveye çıktığı bir yıl oldu. Bu alanda en başarılı örnekler, <strong>Twitter.com</strong> ve yaz aylarında <strong>Friendfeed.com</strong>’u bünyesine katan <strong>Facebook</strong> oldu.</p>
<p style="text-align:justify;">2009 yılında <strong>Microsoft</strong>, <em>Vista</em> ile yaşadığı prestij kaybından sonra geliştirdiği <em>Windows 7</em> ile görücüye çıktı ve ilk bakışta otoritelerden geçer not aldı. Ayrıca, yılın ortalarında duyurduğu <em>Bing</em> adlı arama motoru ile <strong>Google</strong>’a ciddi bir alternatif olabileceğini iddia etti. Gelişmeleri hep birlikte göreceğiz.</p>
<p style="text-align:justify;">2009 yılının kaybedenlerine fazla yerimiz kalmadı ancak bir şirketten bahsetmeden geçemeyeceğim. 2008 yılının sonunda, ekonomik krizin tırmanışta olduğu dönemde 46,7 milyar dolar gibi muazzam bir teklifi geri çevirip sadece 6 ay sonrasında çok daha azına razı olabileceğinin sinyallerini veren <strong>Yahoo</strong> bence 2009’un en büyük kaybedeni oldu&#8230;</p>
<p style="text-align:justify;">&nbsp;</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/aydinbolkar.wordpress.com/116/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/aydinbolkar.wordpress.com/116/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/aydinbolkar.wordpress.com/116/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/aydinbolkar.wordpress.com/116/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/aydinbolkar.wordpress.com/116/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/aydinbolkar.wordpress.com/116/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/aydinbolkar.wordpress.com/116/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/aydinbolkar.wordpress.com/116/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/aydinbolkar.wordpress.com/116/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/aydinbolkar.wordpress.com/116/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/aydinbolkar.wordpress.com/116/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/aydinbolkar.wordpress.com/116/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/aydinbolkar.wordpress.com/116/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/aydinbolkar.wordpress.com/116/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=aydinbolkar.wordpress.com&amp;blog=5371568&amp;post=116&amp;subd=aydinbolkar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/01/27/2009%e2%80%99un-kazananlari-kaybedenleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/e26882c977d058a352afefd8abddc769?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">aydinbolkar</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>2010 CES İzlenimleri&#8230;</title>
		<link>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/01/13/2010-ces-izlenimleri/</link>
		<comments>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/01/13/2010-ces-izlenimleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jan 2010 08:00:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>aydinbolkar</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://aydinbolkar.wordpress.com/?p=112</guid>
		<description><![CDATA[Tüketici elektroniği alanında dünyada yapılan en büyük fuar olan Las Vegas Consumer Electronics Show’u yerinde görebilmek için, sevgili eşim Doli’yle birlikte 7Ocak sabahı İstanbul’dan yola çıktık. Oldukça önceden hazırlandığımız yolculuğumuz, British Airways ile Londra üzerinden direkt Las Vegas’a uçacak şekilde planlanmıştı. Sabah saat 5 gibi havaalanına gitmek üzere uyandığımda British Airways’dan oldukça sade bir mesaj&#160;&#8230; <a href="http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/01/13/2010-ces-izlenimleri/">Read&#160;more</a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=aydinbolkar.wordpress.com&amp;blog=5371568&amp;post=112&amp;subd=aydinbolkar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify;">Tüketici elektroniği alanında dünyada yapılan en büyük fuar olan Las Vegas Consumer Electronics Show’u yerinde görebilmek için, sevgili eşim Doli’yle birlikte 7Ocak sabahı İstanbul’dan yola çıktık.</p>
<p style="text-align:justify;">Oldukça önceden hazırlandığımız yolculuğumuz, British Airways ile Londra üzerinden direkt Las Vegas’a uçacak şekilde planlanmıştı. Sabah saat 5 gibi havaalanına gitmek üzere uyandığımda British Airways’dan oldukça sade bir mesaj aldım: ‘Uçağınız iptal edildi&#8230;’ Havaalanına gittiğimizde Londra’daki hava koşullarından dolayı havalimanının kapatıldığını ve bağlantılı uçuşların da gerçekleştirilemeyeceğini öğrendik.</p>
<p style="text-align:justify;">Bu aşamada British Airways’deki görevli kişiyle birlikte ilginç bir tecrübe yaşadık. Dünya’daki sayısız bağlantı şekliyle Las Vegas’a nasıl varırız diye o bir yandan bakıyor, ben de iPhone’uma seyahatler ile ilgili yüklediğim sayısız uygulamadan biri olan <strong>Kayak.com</strong> üzerinden gerçek zamanlı olarak uçak arıyordum. İşin ilginç tarafı, bu yaptığım o görevliye hiç garip gelmiyordu. Sonuçta THY’nin direkt Chicago uçuşunda son anda yer bulup bir Las Vegas aktarması bulduk, şu anda ilk uçaktan taze taze bildiriyorum.</p>
<p style="text-align:justify;">Hep aklıma takılır, bu tip durumlarda, hava muhalefeti yüzünden aslında bir sorumluluğu bulunmayan havayolları firması (BA), diğer havayolları ile gönderdiği yolcuların taşıma ücretlerinde nasıl hesaplaşırlar acaba&#8230;</p>
<p style="text-align:justify;">Bu seneki fuar, özellikle ABD’de bir yılı aşkın süredir devam eden ekonomik daralmadan çıkılıyor olduğunun sinyallerinin alınmaya başladığı bir döneme gelmiş olması sebebiyle oldukça fazla dikkat çekti.</p>
<p style="text-align:justify;">Tüketici elektroniği alanında dünyanın tüm ileri gelen firmalarını tüketiciler ve endüstri temsilcileri ile buluşturan bu fuarda gelenek haline geldiği üzere Apple ve Google yoktu ama varlıkları her alanda hissedildi.</p>
<p style="text-align:justify;">Aslında fuarda bir çok yenilik tanıtıldı ama ben kendimce en çok öne çıktığını düşündüğüm üç konuya dikkatinizi çekmek istiyorum.</p>
<p style="text-align:justify;">1-     Üç boyutlu televizyonlar</p>
<p style="text-align:justify;">Avatar filmini seyrettiniz mi bilmiyorum ama seyretmenizi şiddetle tavsiye ederim. Çok değişik bir konu ve değişik bir hikaye değil ancak kullanılan teknoloji ve harcanan para göz önüne alındığında mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Avatar, gösterime girdiğinin 18. gününde dünyada bir milyar dolarlık gişe hasılatını yakaldı ve tek rakibi olarak gözüken Titanic’e çok yaklaştı.</p>
<p style="text-align:justify;">Avatar, dijital 3D tekniği kullanılarak çekildii ve izlenirken eski tip mavi-kırmızı gözlükler yerine polarizasyon tekniği kullanılarak üretilmiş gözlükler kullanılarak izleniyor.</p>
<p style="text-align:justify;">Şimdiye kadar bir plazma veya LCD televizyon satın almadıysanız 3-4 ay daha beklemenizi tavsiye ederim çünkü 3D televizyonlar geliyor. Samsung, Panasonic, Sony, Toshiba, LG ve tüm diğer elektronik üreticileri standlarında gelecek nesil üç boyutlu modellerini tanıttılar. Bu televizyonlar, normal yayınlarda Full HD kalitesinde gösterebildikleri gibi, üç boyutlu yayınlara da otomatik geçiş yapma özelliğine sahipler. Ancak yayınları üç boyutlu şekilde izleyebilmek için seyreden herkesin yukarıda bahsettiğim özel gözlüklerden takması gerekiyor, aksi taksirde görüntü çok bulanık ve rahatsız edici gözüküyor. Fuarda üç boyutlu televizyonlarını sergileyen tüm firmalar gözlük de üretmişler ve televizyon ile birlikte 2-4 arası adedi beraberinde ücretsiz verecekler.</p>
<p style="text-align:justify;">Filmleri, belgeselleri, futbol maçlarını 3d farkı ile izlemek  gerçekten çok farklı bir tecrübe olacak gibi duruyor, hep birlikte göreceğiz.</p>
<p style="text-align:justify;">3-D tecrübesini yaşatan gözlüklere ilave olarak Immerz adlı küçük bir firma da başka bir standda sanal gerçeklik üzerine farklı bir ürünü sergiliyordu. <a href="http://www.immerz.com">www.immerz.com</a> adresinde detaylarını görebileceğiniz cihazla izlenen film veya oynanan video oyununda çıkan seslerin yarattığı titreşim, vücudunuza bir aparat tarafından aktarılıyor ve filmin tüm heyecanını göğsünüzde hissediyorsunuz. Jurassic Park filminden heyecanlı bir sahne ile demosunu test ettim, gerçekten çok etkileyici.</p>
<p style="text-align:justify;">Sanırım yakın bir gelecekte güzel bir filmi tam anlamıyla seyredebilmek için televizyon karşısına geçerken Robocop gibi giyinmemiz gerekecek.</p>
<p style="text-align:justify;"><strong>2- </strong><strong> Mobil İletişim:</strong></p>
<p style="text-align:justify;">Şovun başlamasından iki gün önce Google tarafından duyurulan Nexus One adlı telefon, Google fuarda yer almamış olsa bile, en çok konuşulan konulardan biri oldu. Bu telefon hakkında izlenimlerimi ilerleyen günlerde sizlerle paylaşacağım.</p>
<p style="text-align:justify;">Ancak şunu artık rahatlıkla söyleyebilirim ki mobil iletişim alanında, özellikle en hızlı gelişen ve büyüyen segment olarak kabul edilen akıllı telefonlar tarafında dünyada iki kutup oluşmuş durumda. Birincisi, üç yıl önce mobil iletişim alanına giren Apple, diğeri de yine 3 yıl önce Android adlı girişimi başlatan Google. Cep telefonu aksesuarlarının sergilendiği salonun tamamı iPhone uyumlu cihazlar üreten firmalardan oluşuyordu, çünkü bu cihazı kullananlar, telefonlarını satın aldıktan sonra da yazılıma ve donanıma para harcamaya devam ediyorlar. Fuarda, Google’ın Nexus One telefonunun sadece dedikodusu yapıldı ancak Motorola, Samsung gibi bir çok büyük üretici Android telefonlarını ardı ardına sergilediler. Özellikle Motorola 4 farklı Android telefonu ile gerçek bir çıkış yaptı ve gerçek bir sosyal medya cihazı olan CLIQ ile özellikle gençler tarafından çok tercih edileceğini düşündüğüm, uygun fiyatlı ve çok ilginç bir cihaz yaratmayı başardı.</p>
<p style="text-align:justify;">Açıkçası mobil iletişim pazarının uzun süreli önde gelen oyuncuları Nokia ve Blackberry için çok ciddi tehlike çanlarının çaldığını düşünüyorum. Bu aşamadan sonra bu iki firmanın, belki de yanlarına Palm gibi bir oyuncuyu alarak, tercihen Nokia çatısı altında birleşmelerinin belki de bu firmalar için önümüzdeki 3-5 sene içerisinde tek çıkış yolu olacağını hep birlikte göreceğiz.</p>
<p style="text-align:justify;">3-     Elektronik Kitaplar ve Tablet PC’ler</p>
<p style="text-align:justify;">Teknoloji konusundaki tüm kaynaklar, 2010 yılının tablet PC’nin yılı olacağını düşünüyorlar. Şimdiye kadar bir çok başarısız deneme yaşamış olan tablet bilgisayarların bu sefer başarılı olacakları konusundaki en önemli kullanım alanı ise elektronik kitaplar. Amazon tarafından duyurulan Kindle cihazına kadar hak ettiği başarıyı bir türlü yakalayamayan e-kitaplar, bu seneki CES fuarında en çok sergilenen yeni cihaz gruplarından birini oluşturdu. Amazon, 2009 kış tatil sezonunda Kindle için sattığı e-kitap sayısının gerçek kitap adedini aştığını duyurdu, bu gerçekten çok önemli bir başarı.</p>
<p style="text-align:justify;">Microsoft CEO’su Steve Balmer, fuarın açılış günü yaptığı konuşmasında, Slate PC adını verdiği, klavyesi bulunmayan tablet PC’leri tanıttı ve Windows 7 entegrasyonu ile neler yapılabileceğini anlattı. E-kitap uygulaması de Slate PC ile yapılabileceklerin yalnızca biri ve yukarıda bahsettiğim gibi 2010 ile birlikte bu alanda da heyecen verici gelişmeler göreceğiz. Dedikodular, ‘iSlate.com’ alan adının Apple tarafından rezerve edildiğini ve bu ay sonunda Apple’ın da kendi tablet bilgisayarını tanıtacağını söylüyor.</p>
<p style="text-align:justify;">Yukarıda bahsetmiş olduğum 3 ana başlık dışında; Intel yeni seri işlemcilerini bu fuarda duyurdu. Microsoft Office 2010 yazılımı ile yine çok iyi bir iş başarmış, hem Web tarafında, hem de masaüstünde çok büyük bir iş yapmışa benziyor. Kodak, başarılı HD kamerası Zi8’e ilave olarak su geçrimeyen SportPlay modelinin duyurusunu yine CES 2010’da yaptı.</p>
<p style="text-align:justify;">Kısaca anlatmaya çalıştığım izlenimlerinden anlayabileceğiniz gibi; teknoloji dünyası hiç uyumuyor ve hiç bir firmanın yeri garanti değil, her fırsatta tüketici şaşırtmayı başaracak firmalar ortaya çıkabiliyor.</p>
<p style="text-align:justify;">&nbsp;</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/aydinbolkar.wordpress.com/112/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/aydinbolkar.wordpress.com/112/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/aydinbolkar.wordpress.com/112/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/aydinbolkar.wordpress.com/112/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/aydinbolkar.wordpress.com/112/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/aydinbolkar.wordpress.com/112/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/aydinbolkar.wordpress.com/112/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/aydinbolkar.wordpress.com/112/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/aydinbolkar.wordpress.com/112/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/aydinbolkar.wordpress.com/112/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/aydinbolkar.wordpress.com/112/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/aydinbolkar.wordpress.com/112/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/aydinbolkar.wordpress.com/112/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/aydinbolkar.wordpress.com/112/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=aydinbolkar.wordpress.com&amp;blog=5371568&amp;post=112&amp;subd=aydinbolkar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://aydinbolkar.wordpress.com/2010/01/13/2010-ces-izlenimleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/e26882c977d058a352afefd8abddc769?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">aydinbolkar</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
